Siyah Beyaz Resimler Şiiri - Zafer Unsal 2

Zafer Unsal 2
43

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Siyah Beyaz Resimler

Siyah beyazdı eskiden resimler,
Ama herkes ezbere bilirdi
Birbirinin göz rengini.
Ezbere bilinirdi sevdiklerimizin
Beş haneli telefon numaraları...

Tariflerle bulunurdu eskiden adresler,
Hatta sahibini bulurdu
Eksik de yazsan adresini mektupların.
Mahallenin postacısındaydı bütün haberler;
Postacıya okuturlardı mektuplarını,
Okuma yazma bilmeyen neneler, dedeler.

Yatılıydı eski misafirlikler;
Onlarca yer döşeği, yorganlar naftalin koka koka
Hazır beklerdi dolaplarda misafirleri.
Mutfaklar bereketli, kilerler doluydu,
Elli gönlü dolu dolu gelirdi misafirler.

Sık sık elektrikler gider,
Gaz lambasının gölgesinde tüterdi muhabbetler.
Kuzine sobalarda demlenirdi en sıcak çaylar.
Güğümlerde ısınırdı bulaşık suları,
Albümlerde, siyah beyaz fotoğraflarda saklanırdı
Eski renkli hatıralar ve yıllar.

Kimse evinde ölüp kalmazdı habersiz,
Konu komşu en az üç kez yoklanır,
Hal hatır sorulurdu eskiden.
Kapılar kilitlenmezdi asma kilitlerle;
İp bağlıysa kapıda,
Kimsenin evde olmadığı bilinirdi .

Sokakta birlikte büyürdü mahallenin çocukları,
Ellerinde misketler, gazoz kapakları...
Mahallenin bütün köpekleri, arkadaştı çocuklarla,
Alabilirdin veresiye mahallenin bakkalından
Tipi Tip sakızlarını , horoz şekerlerini istediğin kadar,

Evde koca tencerelerde pişerdi yemekler,
Çatıda güneşlenmiş, ev yapımı salçalar katılırdı içine.
Konu komşuya ikram edilirdi birer tabak,
Geri gelirdi o tabaklar başka yemekler ile dolu dolu...

Yavuklu olmak zordu eskiden;
En yakın on metreden bakabilirdin sevgilinin gözlerinin içine.
Taşa sarılıp atılırdı aşk mektupları kimse görmeden bahçelere.
Anneler bilirdi ama görmezden gelirlerdi,
Gizli okunan o kırışık aşk mektupları,

Askere vaktinde gidilir, vaktinde gelinirdi;
Ceplerinde bol harçlıkla giderdi gençler askere.
Davul zurna ile uğurlardı konu komşu, eş dost akraba
Yiğitleri otobüs terminallerinden.
Sevdalı kızlar uzaktan seyrederdi ağlamaklı,
Asker anaları, babaları...
Mutlaka seyrederdi şehit haberlerini , trafik kazalarını
Televizyonun akşam haberlerinden....

Yoktu eskiden bu kadar düğün salonu,
Düğünler en az iki gün sürerdi.
Cumartesi kız evinde kına, oğlan evinde semah;
Pazar günü yüzlerce araba ile gelin alınırdı...
Düğün evinde bir telaş...
Pişerdi dev kazanlarda yemekler,
Kurulurdu sokak boyu masalar,
Tüm mahallenin karnı doyardı.
Pazartesi olunca mahallenin kadınları,
Toplanıp giderdi yeni gelinin çayını içmeye ellerinde hediyeleri ile.

Şimdi...
Tanımaz kimse iki kat üstteki komşusunun kim olduğunu,
Herkes birbirine kapı duvar,
Herkes yabancı. herkes umursamaz şimdi
Kimse bilmez ezbere kimsenin telefon numarasını,
Değişiyor sık sık herkesin göz rengi.
Kimsenin evinde yok fazladan ne bir döşek ne bir yorgan.
Kargocular kapıdan döner eğer evde yoksan,
Geri döner e-postalar, eğer yanlış yazdıysan bir harfini.
Şimdiki kapılar çelik, ama içinde bir korku ,
"Ya kapıyı kilitlemediysem..."

Düğünler yok artık; Evlilikler nikah salonlarında,
İki "evet", iki şahit, on beş yirmi kişi,,,
Yada , yeni moda "Deneme Sürüşü İlişkiler"

Askerlikler paralı şimdi,
Dostluklar paralı,
Komşuluklar paralı,
Sevdalar pahalı!
Aşka ne para yetişiyor ne güç şimdi.

Meğer ne zenginmişiz,
Her şeyin siyah beyaz, her şeyin en az olduğu o günlerde...
Meğer ne fakir kaldık,
Her şeyin renkli, her şeyin bol bol olduğu bu günlerde!
Ne ara harcadık, ne ara bitirdik o güzel duyguları böyle!
Kimse bilmiyor kimsenin göz rengini ,
Herkes renk körü oldu artık şimdi...

Zafer Unsal 2
Kayıt Tarihi : 24.05.2026 21:02:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!