Sessiz Sözleşme
Ne bir yol beklemek artık, ne de bir durak,
Mesafe dediğin, iki ruhun birbirinden uzak.
Göz görmese de olur, el tutmasa ne çıkar?
Bazen en büyük vuslat, her şeyden vazgeçmekmiş meğer.
Buluşmak mı?
O gelmeyecek, biliyorum; ben de gitmeyeceğim.
Adımlarımızı susturup, yollarımızı ayıracağız.
Gölgesi düşmeyecek bir daha pencereme,
Kendi içimize doğru sessizce yol alacağız.
O usulca alıp saklayacak yüreğimi,
En kuytu köşesinde, bir sır gibi tutacak.
Kimseler bilmeyecek bu dilsiz emaneti,
O, bendeki "beni" sessizliğiyle uyutacak.
Bende bir ömür susturacağım seven kalbimi,
Çığlıkları içime gömüp, kilitleyeceğim kapıları.
Artık ne bir sitem duyulacak, ne de bir çağrı,
Küllenecek zamanla bu aşkın yangınları.
Kavuşmak şart mı?
Gökyüzü toprağa hiç dokunmadan severken,
Yıldızlar sönmeden sabahı beklerken,
İki yabancı gibi, tek bir ruhu bölüşmek;
Belki de en güzeli, hiç kavuşmadan öylece sevmek...
Hilal Avunyalı ✍️
12.03.2026
Kayıt Tarihi : 14.3.2026 02:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!