Şafak kızıllığında kopup bu yorgun şehirden
Serin sularıyla ıslanıp, kimsecikler uyanmadan
Bozuk radyoda geceden kalma son şarkı çalınırken
Sıyrılıp nanosundan teknolojinin
Kirpiklerin gölgesinden süzülen bir damla gibi
Özgürce yürüyüp yorulabilmekti.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




çayın dahi demini almışı makbüldür...
çoluk çocuğun içtiği paşa çayına
mesela bizim oralarda
imamın abdest suyu derler,
bunları niçin düşünüp, söylediğime gelince
şiiriniz tam kıvamındaydı
henüz acılaşmamış çay tadında
tebrikler
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta