Ben yıkık ocakların rüzgârlarında ıslık,
Ben tenhanın gözleri, ben meydanın oğluyum.
Ben mahkûm bakışların sükûtlarında çığlık,
Ben isyanın nefesi, ben tufanın oğluyum.
Ben sessiz ağıtlarda, akan birkaç damla yaş,
Ben hoyratça ezilen ama eğilmeyen baş,
Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
Devamını Oku
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.



