Ben yıkık ocakların rüzgârlarında ıslık,
Ben tenhanın gözleri, ben meydanın oğluyum.
Ben mahkûm bakışların sükûtlarında çığlık,
Ben isyanın nefesi, ben tufanın oğluyum.
Ben sessiz ağıtlarda, akan birkaç damla yaş,
Ben hoyratça ezilen ama eğilmeyen baş,
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...



