Söyle şimdi, hangi fırtına sarsar
beni, hangi rüzgâr?
Yıllar söker alır güçlü bedenleri, yıllar
affetmez güzel sevenleri.
Yıllar çarpar, vurur duvardan duvara,
dalgalara yıpratır iskeleleri.
Söyle sene şimdi bana, yılların yıprattığı
bu bedeni hangi kurşun vurabilir?
Söyle sene şimdi bana.
Yaşarken ölen birini bir daha ne öldürebilir
ki?
Söyle sene şimdi bana.
Küle dönmüş bir kalbi hangi ateş yakar,
içinden hangi sabah diriltir her gece öleni?
Hangi ses çağırır adımı yankı vermeyen
sokaklardan?
Söyle sene şimdi bana, yılların yıprattığı
bu bedeni hangi kurşun vurabilir?
Söyle sene şimdi bana.
Yaşarken ölen birini bir daha ne öldürebilir
ki?
Zaman dediğin ne ki? Bir avuç toz,
bir avuç hatıra, köprü altından geçen su,
fırtınada savrulan yapraklardan başka.
Benki çoktan düşmüşüm kendimden.
Hangi uçurum içimden daha derin ve hangi
karanlık benden daha karanlık?
Söyle sene şimdi bana, ölüm dediğin
kaç kere gelir insana; bir kez mi, iki mi,
üç mü, yoksa her hatırladığında yeniden
mi?
Söyle sene şimdi bana, yılların yıprattığı
bu bedeni hangi kurşun vurabilir?
Söyle sene şimdi bana, yaşarken ölen birini
bir daha ne öldürebilir ki?
ben zaten gitmişim kendimden içeri,
kapıları kilitlemişim dünyaya.
Hangi anahtar açar beni yeniden,
hangi çilingir cesaret edebilir ki?
Söyle sene şimdi bana, bir insan kendinden
vazgeçmişse onu kim geri çağırabilir
ki?
Geri gelen giden midir ki?
Tayfun KarakaşKayıt Tarihi : 2.09.2026 02:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!