Söylenmeyen Aşk Şiiri - Gül Kabacaoğlu

Gül Kabacaoğlu
169

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Söylenmeyen Aşk

Senin adını söylemiyorum,
Çünkü bir kelimeye sığdıramam seni.
Koca şehirleri devirecek ağırlığın var içimde,
Ama adın…
Bir hece kadar kısa.
Sığmaz.

Ben seni,
Bir insanın ömrü boyunca yalnız bir kez yaşayabileceği
o büyük, o derin, o içini titreten aşkla sevdim.
Sabahın köründe uyandıran,
Gecenin en karanlık yerinde
kalbi birden aydınlatan bir sevgiyle.

Sen bilmezsin…
Bir insan bazen
kendi kalbiyle baş başa kalır,
seninle konuşur gibi olur.
Ben de öyle yaptım işte:
Yüzlerce defa seni anlattım kendime,
hiçbir cümlem yetişmedi sana.

Bazı aşklar vardır,
dünyanın en gürültülü meydanlarında bile
fısıltıyla yaşanır,
çünkü bağıra çağıra söylemeye kıyamaz insan.
Ben seni böyle sevdim işte:
Kırılmasın diye sustum,
kopmasın diye içime gömdüm.

Sen gittin…
Ben gitmeyen bir yanımla kaldım.
Bir yanım kalktı, yoluna uğurladı seni,
diğer yanım
kapının eşiğinde diz çökmüş hâlâ bekliyor.
Biliyorum, gelmeyeceksin.
Ama bazı bekleyişler vardır,
insanın kendine sadakatidir.
Ben seni böyle bekliyorum işte.

Acım yok demem,
yalan olur…
Var.
Hem de Nazım’ın dediği gibi
“kocaman bir taarruz” gibi içimde.
Ama sevdam,
o acının bile boynuna sarılıp
“Ben buradayım” diyecek kadar cesur.

Ve sen bilmeden bil ki;
kalbimde bir güvercin uçuyor her gece,
kanatlarının altında senin gölgen var.
Sen bilmeden bil ki;
bir şehir kadar yorgun,
bir çocuk kadar masum bir aşkla
hala seni seviyorum.

Adını söylemiyorum,
çünkü söylemek küçük düşürür seni.
Ben seni,
adından daha büyük bir yerden seviyorum:
İçimin en derin, en karanlık, en aydınlık
ve en insanca yerinden.

Ve evet…
İmkânsızsın.
Ama Nazım’ın dediği gibi:
“En güzel günlerimiz
henüz yaşamadıklarımız.”
Belki seninle değil,
Ama seni severken büyüyen bu kalple bir gün mutlaka.

Gül Kabacaoğlu
Kayıt Tarihi : 2.12.2025 22:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!