Sorular çoğalıyordu bazen.
Yetmiyormuş gibi cevaplar da kifayetsiz kalıyordu inadına.
Bir düşünce denizinde bir gül soluyordu.
Gülün can alıcı kırmızısı, düşünce denizini kan rengine boyuyordu.
O suya giren, bir daha çıkamayacağı gibi...
Kendini de bulamıyordu.
O su, cesetlerin suyuydu.
Maviye,
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine.
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Devamını Oku
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine.
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,



