Doğruluk kırıntıları, her ölümün tek umudu,
toplar canları ölümden bile, zamandan önce,
başında böyle, sonunda gene. Uçup giden belleğin tanıkları, sayfaları çevrilen ömür defterinden sevilene bırakılan hatıra, can veren anahtar göğe, açılan kapıdan giren öte. Söylenmemiş, söylenmeyen senle iç içe, ya da
yanından geçemezsin bile, harcandığın yeryüzünün
uzakta açan gülü, kokusunu duyan senin gibi, dokur
evrenlerin ipliklerini zamanın ötesinde, bir kayıtlı
hatıranın tekrar uyanması, özlenen gerçekliğin
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta