Gönül sarayının tahtı, sabırsız bekler Belkız’ını.
Gözler Hira Mağarası’nın ağzı gibi,
Sevgilinin gelişine dikili.
Her doğan güneşle Yusuf’un kuyudaki hali gibi,
Umutlar solmadan devam eder aşığın bekleyişi.
Maşuğun elleri, anne ülkesinin merhamet kapısı;
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta