Soner Güvendir, şiiri insanın iç dünyasına açılan sessiz bir kapı olarak gören çağdaş bir şairdir.
Şiirlerinde; yalnızlık, özlem, kayıp, baba yarası, suskunluk ve insan ruhunun görünmeyen kırılmaları kadar, toplumsal vicdanın derin izleri de yer bulur. Bir şiirinde yıllarca saklanan bir saç telinde eksilmeyen özlemi anlatırken, başka bir şiirinde dünyanın gürültüsü içinde unutulan çocukların sessizliğine kulak verir.
Edebi dili; gösterişten uzak, yoğun ama yalın bir anlatı üzerine kuruludur. Duyguyu büyüten uzun açıklamalar yerine, çoğu ...
Aslanın ağzından,
Ekmeğimi almak için,
Yüreğimin yarısını,
Şehrin ışıklarında bırakıp,
Dağlar aştım,
Yollar geçtim.
Sizler uyurken geceleyin
Usulca öptüm yanaklarınızdan
Sizler uyurken geceleyin
Saçınızı okşadım,kokladım
Ey nazlım
Sen yalınayak
Karlar üstünde yürüyen
Sırtında bir kazağı olmayan çocuk
Ve yüreğinin sıcaklığıyla
Eritirken karı ayakların
Güneş seninle doğacak
Mezar taşını öptümde
Bir baba diyemedim.
Akıttım içime,
Gözyaşımı silemedim.
Çeşmesinden kızıl şarap akan,
Ol cennetin yeşil bahçelerinden,
Kollarımı sarıp bedenine,
Çerağında yanmaya geldim.
Cehennemin odlarında kavrulan,
Şu insan denen bedenimde,
Misafir ettim Hak'kın cismini.
Vahdet - i Vücud oldum Bedreddin'le,
Serez'in çarşısında asıldım.
Şah-ı Merdan oldum Ali'de,
BİLİYOR MUSUN?
Sen ne yaptın biliyor musun?
Hançer saplanmış sözlerinle,
Dipsiz kuyudaki yüreğimi,
Sokup bir şişeye,
Denize atsam yüreğimi,
Azgın dalgalarda sürüklenip,
Savrulsa bilinmez bir kıyıya.
Bulsa bir çocuk, masumluğuyla,
Bu şehir,
Kopardı beni benden.
Hazırlan haydi,
Gidelim.
El ele verip,
Birer birer yitirdik
Çınar ağacımızın yapraklarını
Kimi dibine düştü,
Kimini uzaklarda biryerlere,
Rüzgar aldı götürdü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!