Soner Güvendir, şiiri insanın iç dünyasına açılan sessiz bir kapı olarak gören çağdaş bir şairdir.
Şiirlerinde; yalnızlık, özlem, kayıp, baba yarası, suskunluk ve insan ruhunun görünmeyen kırılmaları kadar, toplumsal vicdanın derin izleri de yer bulur. Bir şiirinde yıllarca saklanan bir saç telinde eksilmeyen özlemi anlatırken, başka bir şiirinde dünyanın gürültüsü içinde unutulan çocukların sessizliğine kulak verir.
Edebi dili; gösterişten uzak, yoğun ama yalın bir anlatı üzerine kuruludur. Duyguyu büyüten uzun açıklamalar yerine, çoğu ...
Aslanın ağzından,
Ekmeğimi almak için,
Yüreğimin yarısını,
Şehrin ışıklarında bırakıp,
Dağlar aştım,
Yollar geçtim.
Sizler uyurken geceleyin
Usulca öptüm yanaklarınızdan
Sizler uyurken geceleyin
Saçınızı okşadım,kokladım
Ey nazlım
Sen yalınayak
Karlar üstünde yürüyen
Sırtında bir kazağı olmayan çocuk
Ve yüreğinin sıcaklığıyla
Eritirken karı ayakların
Güneş seninle doğacak
Mezar taşını öptümde
Bir baba diyemedim.
Akıttım içime,
Gözyaşımı silemedim.
Birer birer yitirdik
Çınar ağacımızın yapraklarını
Kimi dibine düştü,
Kimini uzaklarda biryerlere,
Rüzgar aldı götürdü.
küçükken oynardık hep
alıp kağıt kalem elimize
birimiz yazardık bir kelime
söylerdi harfleri birer birer
diğerimiz alfabeden
Saçının telini buldum
Bugün kazağımda
Yarısı sarı
Siyah diğer yarısı
Kokladım koydum
Cüzdanımın arası
Dün seni onsekizinde düşündüm
Bayram havasında
Seni tanıdığım günü
Parklarda caddelerde
Seni beklediğim
Ay gibi parlayan gülüşünü
Yıldızları tutun gökyüzünde
Tutun ki sabaha kaybolmasınlar
Güneşi tutun ışınlarından
Tutun ki aya gerek kalmasın
Çiçek verin insanların eline
Verin k i silaha gerek kalmasın
Çeşmesinden kızıl şarap akan,
Ol cennetin yeşil bahçelerinden,
Kollarımı sarıp bedenine,
Çerağında yanmaya geldim.
Cehennemin odlarında kavrulan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!