Bir masanın köşesine sinmiş gölgem,
yaprak gibi titreyip düşüyor.
Saatler, kurumuş dallar misali
boynuma dolanıyor, sessizce.
Pencerede perde kıpırdamıyor,
rüzgâr bile yorgun artık.
Yalnızca kuru yaprakların fısıltısı,
kapı önünde unutulmuş bir ağıt gibi.
İçim, çoktan sönmüş bir soba kadar soğuk,
külleşmiş anılar üşütür beni.
Yanmak geride kaldı,
şimdi yalnızca
tüten bir hüzün dolaşır içimde.
Ve derken…
gökyüzü beyaz kefenini indiriyor yavaşça.
Yağmurun yerini kar alıyor,
soğuğun gölgesi uzuyor duvarlara.
Sonbaharın yorgun nefesi
kışın buz kesmiş ellerine bırakıyor kendini.
Gece erken çöker artık içime,
ışıklar ürkek, sokaklar dar.
Bir adım atsak kırılacak sessizlik,
ay bile üşürken bakar penceremden.
Duvarlar ezberlemiş suskunluğumu,
nefesim buğulanır aynalarda.
Her şey yarım kalmış bir cümle gibi,
tamamlanmayı bekler soğukta.
Ayakkabılarımda biriken kar,
gidecek yerim olmadığını söyler.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 24.1.2026 19:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!