Ne ömrüm uzun, sandığınız kadar. Ne de yaşıyorum; gördüğünüz kadar. Vaktim dar, isteklerim olsa da mâkul. Ölümü tadacak elbet her nefis, her kul..
Dünya'ya bıraktım, sardığım son sevdâyı. Dindiremeden yüreğimde kanayan yarayı. İstemesem de sevdiğimle uzattım arayı. Kovdum! Kaldırabilsin diye en son vedâyı..
Belki böylesi gerekiyordu, devam etmesi için. Yokluğunda hıçkırıklarla ağlasam da için için. Yorgun yüreğim son sabrını da feda etti onun için. Sonsuzlukla hemhâl oldum! Sormayın artık kim, nasıl ve niçin..
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



