Bilmedin kapına gelen hikmeti, ziyareti. Kendinden bildin her ânı, zamânı, ziyafeti. Görmedin şefkatle sunulan imtihânı, fazileti. Sıradan bildin her sözü, selâmı, marifeti..
Şimdi bırak, herşey sâdeliğiyle kalsın. Herkes fırçasını tabloya kendi çalsın. Bırak! Her resim kendine yakışır mâna alsın. Herkes kendi resmini duvarına kendi assın..
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim



