Ne ömrüm uzun, sandığınız kadar. Ne de yaşıyorum; gördüğünüz kadar. Vaktim dar, isteklerim olsa da mâkul. Ölümü tadacak elbet her nefis, her kul..
Dünya'ya bıraktım, sardığım son sevdâyı. Dindiremeden yüreğimde kanayan yarayı. İstemesem de sevdiğimle uzattım arayı. Kovdum! Kaldırabilsin diye en son vedâyı..
Belki böylesi gerekiyordu, devam etmesi için. Yokluğunda hıçkırıklarla ağlasam da için için. Yorgun yüreğim son sabrını da feda etti onun için. Sonsuzlukla hemhâl oldum! Sormayın artık kim, nasıl ve niçin..
İçerden çıkacak birazdan adam
Yılların tortusu çökmüş yüzüne
Alnını güneşe serecek adam
Uykusuz ranzalar suskun voltalar
Geride kalacak ve ah hüzünle
Bir gül gibi savrulup gülecek adam
Devamını Oku
Yılların tortusu çökmüş yüzüne
Alnını güneşe serecek adam
Uykusuz ranzalar suskun voltalar
Geride kalacak ve ah hüzünle
Bir gül gibi savrulup gülecek adam



