gözlerinin
ferinde sönerken bin nazlı şerare
sökülür dağların perçeminden kızgın lavlar
dörtnala koştururken yağmur dişli rüzgârlar
düşer alnımın ortasına taştan bebekler
ölüm her yerde...
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




ve gece karanlık...
ay delirmiş
toprak soğuk
serçeler ölü...
mavi bir çiçeğin
dudağında uyurken şehir
Yarin sabah cikip gelsen,
alsan ucurum kenarindan
haliperisanimi,
unuttursan
senden gayri herseyi..
mavi bir çiçeğin dudağında uyurken şehir
ve şebnemler düşerken badem ağaçları/na..
'kayıp kentin ezgisi' misali,
'Soluğu kesilmiş rüzgârın boğuk nefesi'ni
ve 'sarı hüzünleri dökmek için'
yaşam salıncağı/na..
inadına yaşamak gerek!
Bu şiirle hayatın hüzünlendiren 'nedennnn'lerini henüz algılayabildiğimi farkettim..! /
ŞAİRENİN YÜREĞİNE SAĞLIK.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta