Duvarlarda yankılanıyor sensizliğimin acıları,
Buralarda esir düşüyor geceler sabaha.
Hayatın ince dallarından kayıyor ellerin,
Son cemre olarak düşüyorsun gözlerime.
Sonra eğreti bir aşkın sihrine kaptırıyoruz kendimizi,
Delifişek yüreğimiz; başımızda kavak yelleri.
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Ah dostum hep sorarım ve soracağım eğreti aşk değil de gerçek aşkı bizler veya aşık olduğum tek o onlar niye göremiyoruz...Gerçekleri tanımanın yolu hep eksilerden mi geçer....Aşk öyle gerçek olmalı ki tüm yanlışları esir almalı ve aşk öyle bir sahnede oynanmalı ki son perdesi olmamalı ecel girse bile araya....
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta