Bir hazan vaktinde düştün gönül bağıma
Hasretine savrulan bu sine, aşkının yâdıyla geldi çağına
Sen, hayalime can veren nisan yağmuru,
Sen, hayatıma sürçülisan çöl nuru
Sen, hayallerime o asil, o mukaddes rüya
Ve ben, yaşıyormuşum senden önce güya
Zülüflerin oksun gelsin asırların ötesinden,
Gözlerin, şarapnel delsin bu hicran gecesini
Getirsin ölümü ömrümün her penceresinden
Her bakışın bir müjde, her kelamın ferman-ı aşkın
Benlerin hayalim, kaşların cellad, yüreğim taşkın
Dudağından süzülen her söz ruhuma nefes,
Senden sızan her göz soluma kafes
Gönlüm arzularsa adeta coşar süzülür nurun;
Şenlenir ruhum Pegasus’um sözün ve olurun
Gözlerinde mühürlensin benim bu divane kaderim
Kâinat ne derse desin ben her zaman sen derim
Ne çare ki sensiz bu cihan tam bir zindan,
Seninle her nefes, asude bir vuslat imandan
Beninle kavursa âdetidir sevdanın asırlık huzurdan uyanış,
Fermanım olur gözlerin,
Sen ey ilkbaharım, son yakış, sonsuz yanış
Söz emzirdin bu ümitsiz akların sahibine
Sökülürüm mısra mısra ayakların dibine
Gözlerinle sükûnete ermiş derviş misali,
İster gönlün bilirim İbrahimî visâli
Bir mucizesin ki bu yorgun yüreğe,
Gelsen bakamam ki artık süreye
Diner bu ömürlük sızı, vuslat bulur can;
Çünkü sen, ey sevgili,
En güzel hayalim, en derin hasretim, helecan
Kader aşıktır gayrete, kullar bunu test eyler
Vuslatın koluna varılsa âdetullah mest eyler,
Can bulur ömrüm, zirvelerde dolaşır da harı
Guruba yaklaşan sonbaharımın
Ne olacak ne solacak ilkbaharı
Kayıt Tarihi : 27.06.2026 04:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!