dört çivisinden üç tanesi düşmüş
bir şehir tabelasının tam altında oturuyorum.
onunla neler yaşadığımı, yüzüne karşı söyleyince
bu tabela düşüp beynimi parçalayacak,
çok iyi biliyorum …
-senin matematiğin yok şehir, mantığın ters, felsefen ölü -
Uslansana, acım benim, dinlenip dursana artık.
Akşam gelse derdin hep; geldi bile Akşam; bak, işte:
Bütün kenti kapkara örtüsüyle sarar karanlık,
Kimine kaygı salmış, kimineyse mut getirmiş de.
Ölümlü kalabalık, dışardaki pis kalabalık
Devamını Oku
Akşam gelse derdin hep; geldi bile Akşam; bak, işte:
Bütün kenti kapkara örtüsüyle sarar karanlık,
Kimine kaygı salmış, kimineyse mut getirmiş de.
Ölümlü kalabalık, dışardaki pis kalabalık
Sadece şehirlerin değil, tüm dünyanın çivisi çıktı, Cevat Bey... İnsanlar da vidaları oynamış gibi... Elle tutulan ne kaldı ki güzelliklerden... Olan yine bizlere oluyor. Çabalar boşa gidiyor sanki...Ellemizde tornavidalar, çekiçler, gezip duruyoruz, nereleri sağlamlaştırabiliriz diye... Ama, öyle laçkalaşmış ki her şey, işimiz çok zor artık... Şair yüreğiniz hiç susmasın, ilhamınız bol olsun...Sevgi ve saygılar... Halenur
Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana hiç bir zaman tabelaları tutan çiviler dört olmamıştır ki. Her zaman çivilerden biri yada ikisi mutlaka sökülüp atılmış temellerimize konan bomba patlamaya hazır bir şekilde bekletilmiştir.
Ne zaman iktidarlar ellerine geçse temel 7.5 şiddetinde bir sarsıntı ile sallanmış ama yıkıp harabeye çevirmek imkanına kimse sahip olmamıştır.
Şimdi sesimiz kısılmaya çalışılsa da bizler her şeye rağmen sesimizi yükseltmek ve sökülen çivileri tek tek yerine çakmak zorundayız. Korkutulmuş, kıstırılmış, susturulmuş bir millet olmaktan kurtulmanın zamanı geldi de geçiyor bile.
Şehirler değildir yok edilen, şehirleri şehir yapan insan topluluklarıdır. Onları yok etmek istiyorsan önce insanlığı yok edeceksin ki toplum tamamen bitsin.
Hani bana bir söz söylemiştiniz ' bu kadar umutsuz olmak yakışmıyor size' diye Ama görüyorum ki sizde en az benim kadar umutsuzsunuz ve çivilerin hepsinin söküldüğünü ve bu ülkenin yok edileceğini büyük bir umutsuzluk ile sessizce beklemektesiniz.
Hayır sevgili dost. Bizler yitirmemeliyiz umudumuzu ve çivileri hep birlikte teker teker yerine çakmalı sallantıları sona erdirmeliyiz sapasağlam durabilmesi için.
Şiiriniz bana bugün içinde bulunduğumuz durumu en güzel ve en acı şekilde anlattı. Ya da ben öyle algıladım ama algıladıklarımın doru olduğunu da biliyorum.
Yazan ve bizlere gerçekleri anlatan yüreğinizi kutluyorum. Teşekkür ediyorum duyarlı yüreğinize ve tam puanımı bırakıyorum sayfanıza.
Saygı ve sevgiler yüreğinize
Benzetmeler,tahliller tam şairce.Serbest veznin bir güzel örneği.Tebrik ediyorum...
Enver Özçağlayan
Çok güzeldi şiir üstad.
Yüreğinize sağlık.
Saygılarımla.
Tam puan.
Felsefi yönü ağır basan ve ağır bir kasveti içinde barındıran yaşadığı şehirle yüzyüze gelmenin hesaplaşmanın isyanı bir şiir.. Tebrikler..Bekir Tolu
şiir karamsar olmuş ama,güzelde olmuş
tebrik ederim..selamlarımla
Bu kadar karamsar olursanız elbette olacak size olur. Güzelliklerin içine tatsızlıkları dürüp büküp yaşamı kolay kılalım. yok başka çaresi.
Umutlu ve mutlu gün dileklerimle.
Saygılar.
-sende verecek sevda da kalmamış şehir, ismin gözyaşı gölü-
dört çivisinin hepsi birden düşmüş
yurtsuz bir şehir tabelasının tam altında oturuyorum
cıvataları paslı bir cendere, giriyor beynimden içeriye
gene ne olacaksa bana olacak,
çok iyi biliyorum
bu şehir ben oluyorum ……..
Çok güzel yazılmış bir şiir, yürekten kutlarım sizi
Saygılarımla...
sende verecek sevda da kalmamış şehir, ismin gözyaşı gölü-
oysa ne sevdalar aldı elimizden.
tebrikler....
ŞAİR ve SON ÇİVİ' den ÇAĞRIŞIMLAR.
---------------
Dioganes der ki : Gün ortası elimde yanıyorsa fener,
sen heyy insan !.. bana insanı göster !.
Nietczhe'nin hiçlik bezidir nihilist tezgâhında dokunan.. Franz Kafka'nın dır tokmak olup beyninize vuran. Devletin çöküşüne tanık olamaz Platones.. çünkü azınlık aristokratların eline verilmiştir her türlü olanak, yoksulu, çitçiyi,kadınları ve köleleri dışlayarak. Sokratese gelince.. nerde mantık nerde uyum ve ölçü.. kaç kişi bilir, kaç kişi okumuş anlamıştır.. Anlarsa şaşarım, şaşırmıştır.
Edgard Allen Poe'yi dinlerim ben duyguların taşkın selinde.. Abdal olmak var Yunus gibi bozkırların esen yelinde. Ya bir de Puşkin.. anlaması çok zor lâkin. Dante Allegriari ve Cennet Cehennem Araf,
Verjilius çobanların pastoral şairi. Ahmet Haşimde
noktalanan betimlenişin, sembolizmin doruğu, Yahya Kemal'in tutuşan Üsküdar camları.. Orhan Veli'nin aklımıza parmak basışı.....
Neler... neler... neler... o dünya sonsuzluktur dostum, bilenler elele verirler.. Şiiriniz aldı götürdü beni benden.. kutluyorum candan yürekten.
Sevgilerimle.
Bu şiir ile ilgili 76 tane yorum bulunmakta