Benim miydi bu sahip olduklarım
Benim miydi bu avucumda tuttuğum kırıklar?
İnandığım bu düşünce sahte bir serap mıydı?
Çok mu aldandık acaba bu deli saçmalığına;
Gözlüğüm buğulanmasın diye çıkardığım, dünyayı kararttığım o anda
Kendim de bilmiyorum, neden diye sorduğuma bakma,
Kaderi sınayıp tanrıyı oynadığımı düşünme sakın.
Kahkahamın ardındaki o küllenmiş yangını deşme;
Bak, şu sisli denizde belki inandıkların da gidiyor, umutların yanında.
Bak bakalım ne doğuracak yarın, ama bana da söyle,
Kendim yüzleşmek istemiyorum, korkuyorum gerçekten.
Can yakan gerçeklerin o keskin jileti mi acı olan
Yoksa doğruyu bilmek için açılan bu amansız savaş mı?
Herkes kendi zırhını kuşanmış halbuki bu dünyada,
O namluları çıplağa, savunmasız bir ruha doğrultmak düpedüz canilik.
Dert yanarsın şimdi sen, gözlerini ovuşturursun,
Ağlama, sil o yaşları; değer mi bu ruhu kemiren hırlı yoksulluğa?
Ağladıkça çorak toprağa yağmur yağmaz ama
Gözün yıkandıkça, güneşin batışındaki o sessiz vedayı daha iyi hissedeceksin.
Ah demek boşuna artık, şu saatten sonra kilit vur geçmişe
Çünkü çoktan düştü dalından, o aldanmış baharın son meyvesi.
Kayıt Tarihi : 20.05.2026 18:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!