Her terzi kendi söküğünü dikemezmiş derler.
İnsan yaşlandıkça kendi hatalarının söküklerini diker,
Kendi hayatının yalnızlığı ile boğuşur...
Aynalar bile yabancı bakar yüzüne,
Gece, hesap sorma vaktidir artık.
Söz geçmez olur kalbin hüzünlü sesine,
Geriye kalan sadece bir parça kırıklık.
Kendi diktiği hırkayı giyer de insan,
Isınamaz bir türlü, geçip giderken zamandan...
Sayfalar dolusu yalnızlık kalır elinde,
Hüzün mırıltıları dökülür dudaklarından,
Sonra kırk damla yaş dökülür gözlerinden.
Bir gölge gibi çekilir ayak sesleri sessizce,
Odada yalnızca anıların yükü kalır.
Geri getiremez kimse o giden günleri.
İnsan en çok kendi sustuklarından vurulur,
Ve en çok korktuklarından imtihan olunurmuş.
Takvimin son yaprakları dökülürken hayatından,
Anlarsın ki bir sen geçmişin bu fani dünyadan.
Ne iplik yeter artık ne iğnenin gücü,
Ömür dediğin, bir terzinin en acı göçü...
Kayıt Tarihi : 10.06.2026 23:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Herkesin hayatı böyle değil midir? Nice anılar biriktirdiğimiz hayat heybesinin söküklerini dike dike yıprandı ellerimiz...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!