Gök mavi, yer yemyeşil olduğu bir dönemdeyiz,
Ruh yorgunluğumuzu sorguladığımız evredeyiz.
Lakin hüzünle örülmüş bir masaldı mazimiz.
İnan, yarın umutla örülecek yeniden hikâyemiz.
Ve bugün; günlerden cumartesi…
İçimde; kalakalmış mazinin sesi…
Gözümün önünden geçer oldu,
hayatımın o nadide her karesi…
Eylül biter, Ekim başlar;
Kasım ardından gelmeye korkar çünkü bilir ki Eylül’e takılıp kıldık karar.
Sarının,turuncunun, yeşilin, mavinin
Rengârenk yaşandığı mevsimin üstüne mevsim mi var?
Nefessiz günlerden geçtim…
Dünya üzerinde bir seni seçtim…
Sevilmeyi hak etmesen bile…
Senin için kendimden vazgeçtim…
Akla gelmez imtihanlardan geçtim…
Kul kurar,kader gülermiş derler, bunu en derinden yaşayan, bizz olduk galiba. Her şey o kadar güzeldi ki ;Rüya gibi.Payidar bir sevdayla bağlıydık birbirimize. Aylar kalmıştı, belki de.Nikahımız vardı bizim.Aniden gelen o uzun ayrılık varyaaa!Benim anlamsız kararlar vermeme sebep olan, o ayrılıııkk. Sensizlik beni benden almış ,değersizlik hissi ile kuşatılmıştım sanki. anlayamadım,yüreğindeki! yorgunluğu, bitkinliği.Bilemedim,dikenli yollarda yürüdüğünü,kötü şartlarla savaştığını.Bilemedim.Kararmıştı sanki gözlerim.Her şeyi bir kalemde silip atmak, kolay gelmişti o anda. Bir sefer çıksaydın karşıma.Anlatsaydın duygularını,haykırsaydın yaşadıklarını. Kırsaydın,incitseydin, bilseydim derdini.Böyle olur muydu?Sadece ben değil, sen de suçlusun bu acı sevdada. Ömür bitti, ama sen bitmedin ömrümde.Biliyorum ki ;sen de de ben bitmedim.kalakaldım gizli vaveylalarımla baş başa. Dönüşü olmayan yollarda.Yanan da biz olduk, yakanda.
Bugün hava, yarın belki de kim öle, kısmet.
Soğuk tahtada biter her niyet.
Dünya fani, nefes emanet.
Sıra bize de gelecek elbet.
Ne mal kalır, ne makam, ne de servet.
Çok müsaitti kalbin benim için sevilmeye.
İstemeden aldım seni bu fakir gönlüme.
Varlığın hediyeydi sanki benim ömrüme.
Hep melek gibi göründün kör olmuş gözüme.
Bu müsaitlik benim için uzadıkça uzadı.
İnsanoğlu çeşit çeşittir,
kimi dert olur, kimi keder,
kimi mutluluk getirir,
kimi eder ömrü heder,
kimi gelir, kimi gider,
Hak etmediğim yükler omuzlarımda,
Görülmez emeğim, kalır karanlıkta.
Ama bilirim, güneş doğar bir sabah,
O Güneş doğduğunda,olacağım ferah.
Haksızlık vurur, incitir derinden,
“Sen sen değilsin bu bedende,” dediler,
Rabbe bu denli yakın olduğumu bilmediler.
Ne istersem, ondan geldiğini görmediler;
Bu gönül ne dilerse, Mevladan diler.
İşim olmaz mal, mülk, para, dünya ile;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!