Şizofreni Şiiri - Güven Küçük

Güven Küçük
68

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Şizofreni

Siz hiç gece yarıları kalkıp, soğuk duvarlara şiirler yazdınız mı?
Ünlemi çakıp köşe başlarına, nokta ile virgülü astınız mı?
Beyaz önlüklerin arasından sızan o sönük ışığa sığındınız mı?
Burada zaman, paslı bir iğne ucu gibi batıyor tenime her an.
Zihnimde parazitli bir radyo çalıyor, sesi hiç dinmeyen bir isyan.
İlacın o bulanık denizinde, kendimi kıyıya vurmuş bulduğum zaman;
Siz hiç kendi sesinden korkup, gölgenizle kavgaya tutuştunuz mu?
Kaçıp gitmek isterken aynalardan, yine kendinize vurdunuz mu?

​Pencere parmaklıklarında asılı duran, güneşten çalınmış bir gölge,
İçeride şüphenin zehirli sarmaşığı, sarmış ruhumu her bir bölge.
Kapı tıkırtısı bir mermi sesi sanki, yankılanıyor sessizce her bir öfke.
Siz hiç her bakışı bir hançer sanıp, ruhunuza zırhlar ördünüz mü?
Güvenerek tuttuğunuz her elin, ihanet hançerine döndüğünü gördünüz mü?
Hangi hap siler bu karanlığı, hangi doz dindirir bu fırtınayı?
Aklım bir labirent şimdi, duvarları sesimle örülmüş bir acı sarayı;
Siz hiç kurtulmak için kendinizden, ateşe verdiniz mi o koca dünyayı?

​Siz hiç zihninizin dehlizlerinde, kendi ayak sesinizden kaçtınız mı?
Karanlıkta bile parlayan o aynada, gerçek yüzünüze bakıp şaştınız mı?
Ruhunuzun kapılarını kilitlerken, anahtarı uçurumlardan attınız mı?
Burada her nefes, ödenmemiş bir bedel gibi ağır ve yorgun,
Söyleyin; kaç sessiz çığlık eder, kalbinizdeki o en derin yangın?
Siz hiç boşluğa bir köprü kurup, üzerinden yürümeye kalktınız mı?
Kendi iç sesinizin fırtınasında, limansız kalıp çamurdan girdaplara battınız mı?

​Gözlerim tavandaki o çatlağı, nehirler misali akarken izler,
Kimin bu soğuk koridorlarda kopan feryat, kimin ayağı altında eziliyor ektiğim güller?
Dışarıda hayat akarken, burada boşluğa asılı kalmış kimsesiz gözler...
Siz hiç hayallerinize mezar kazıp, içine kefensiz gömdünüz mü?
Yalnızlığın o buzdan tahtında, bir asır boyunca hüküm sürdünüz mü?
Kelimeler dilimde birer pranga, söylemek istedikçe ruhum daralıyor,
Duvarlar yaklaştıkça üzerime, sanki dünya tersine mi dönüyor?
Siz hiç umudun söndüğü o an, bir kibrit çöpüyle devleşip yandınız mı?

​Maskelerin altındaki o buz tutmuş yüzlerde, kendinizi aradınız mı?
Sahte kalabalıkların gürültüsünde, yalnızlığın dilini anladınız mı?
Aklın sınırlarını zorlarken ihanetlerle, deliliğin o en saf haline sığındınız mı?
Siz hiç zamanın akmadığı o yerde, bir asır gibi geçen tek bir ana kandınız mı?
Hangi mizanpaj toplayabilir, darmadağın olmuş bu kırık dökük hayali hatıraları?
Siz hiç iki damla gözyaşının içinde, boğdunuz mu o koca dünyaları?
​Şizofren bir sessizlik çöker odaya, kimse duymaz ama ben duyarım,
Kapı deliğinden bakan o gözle, her gece dertleşirim.

Ben mi deliyim yoksa bu dünya mı akıllı, her şafakta bunu kendime sorarım.
Siz hiç gerçeğin bir serap olduğunu, dokunduğunuzda anladınız mı?
Yalanın o süslü bahçesinde, siyah güller aradınız mı?
Bir yanım isyan ederken karanlık güneşe, bir yanım ilaçla uyuşup kalmış,
Bu ilaç kokusu değil dostum, ruhumdan çalınan yaşanmamış bir hatıraymış.

Siz hiç veda etmeden kendinize, uzak yollara doğru baktınız mı?
​Siz hiç duvarları kazıp, ruhunuzun kefenini kendi ellerinizle diktiniz mi?
Söyleyin akıllı kalabilenler; Siz hiç yaşarken her gün bin kere öldünüz mü?

Güven Küçük
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 01:16:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!