Siyaset dediğin bir kuru kavga,
Yorulup kalbini yorma boş yere.
Gönül deryasında coşsa da dalga,
Dostun hatırını kırma boş yere.
Makamlar geçici, koltuklar biter,
Günün sonunda bir dumanın tüter.
Gönülsüz saraylar zindandan beter,
Nefret tohumunu serpme boş yere.
Siyasetçiler hep yürür yolunda,
Sırrın kalmasın hiç elin dilinde.
Dostun eli varken kalsın kolunda,
Gülü dikeninden derme boş yere.
Fikirler değişir, devranlar döner,
Yanan meşaleler gün gelir söner.
Dostun nefesiyle yaralar diner,
Araya soğukluk örme boş yere.
Kalmasın içinde ne öfke ne hırs,
Ruhunu sarmasın ne pas ne de is.
Muhabbet ehlinden gel de al bir ders,
Nefsine bir paye verme boş yere.
Bir kahve kırk yıllık hatırı saklar,
Dostun gölgesinde parlar şafaklar.
Dilinden dökülsün temiz pak laflar,
Gıybetin içine girme boş yere.
İnsan evvelinde topraktı, candı,
Hırsına yenilen ne çok aldandı.
Dünya bir oyun, süslü bir zandı,
Ömrü boş hayale verme boş yere.
Bugün alkışlanan, yarın yerilir,
Kırılan kalplerin hesabı sorulur.
Gönül bir kaledir, emekle kurulur,
Temelini sarsıp yıkma boş yere.
Sarıl bir kardeşe, tutun bir dosta,
Şifa bulur ruhun olmazsın hasta.
Dünya telaşında, bu son hususta,
Kendini beyhude yorma boş yere.
Garip Murat söyler, hakikat budur,
En büyük servetin içteki huzur.
Sevenler sevdiğini kalbinde korur,
Dostluğu sarsıp da kırma boş yere.
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 04:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!