Ben birkaç kareyim, birkaç kelime, birkaç mısra arasında unutulmuş, hırslarına yenilmiş bir kum masalı, gecelere sığmayan güneş.
Seccadenin üzerine inen yorgun baş korkak duyguların isyanında sükut yüzyıllardır tekke duvarlarında küflenen mumdan muskalarla kurutulanım, deve kuşu yumurtasına tutunan son örümcek, bir heykel gibi donacak silüetim.
Biliyorum bir sigara kadar olmayacak değerim, hiçbir sohbette geçmeyecek adım, kutsayan adamlarım olmayacak mezarımı, kimse ardımdan hayırla anmayacak beni, kursağımda kalacak bütün heveslerim.
Solgun renkler dökeceğim avucuna zamanın, kullanmayacağım karete hareketleriyle öleceğim.
Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Devamını Oku
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta