Gelene kol gerip, destek vererek,
En ön sıralardan yerleri kaptık.
Gerdan kıvırarak, göğüs gererek,
Maziyi unuttuk, hedeften saptık.
Barış furyasıyla gitti hürriyet,
Büyük millet derken kesik zürriyet,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Şimdi kahramanlık, ihanete eş,
Birbirine girmiş, mert ile kalleş,
Yalakalık meslek, hem de güzel iş,
Cevher-i asliden, cilalar yaptık.
EVET KİM MERT, KİM NAMERT
bilen var mı?
müsadneizle bir dörtlüğümü bırakıyorum mısralarınızı tescil maksadı ile.
Kurt postu bürünmüş tilkiye kanma,
Her ' ülküm ' diyeni sevdalı sanma,
Çakma hilâllere sakın inanma,
İt izi karışmış çakal izine,
Titre ırkım titre de dön özüne!
sadece kuru kuru tanrı Türkü Korusun demek yetmiyor ki!
selam ile...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta