Eski bir anahtarı bıraktım paslı eşikte,
Ardımda kalan şehir, dumanlı bir hatıra.
Ruhum bir sarkaç gibi sallanırken beşikte,
Adımımı attım o adsız, o sonsuz yollara.
Benim hicretim kendimden dışarı değil,
Kendi içimin karanlık dehlizlerinden aydınlığa.
Eski "ben"in gölgesinde eğilmek değil,
Yürümektir çıplak ayakla, mutlak bir yalınlığa.
Yüküm; sadece hüzünden süzülmüş bir sükunet.
Yolum; bilinmezliğin kalbindeki o gizli davet.
Hanem; artık dört duvarın kucağı değil,
Yönüm; toprağın değil, gökyüzünün bittiği yer.
Bir hicret hanesi kurdum ki direği sabırdan,
Pencereleri rüzgâra, kapısı sonsuza açık.
Kurtardım bu narin kalbi o boğucu kâhırdan,
Şimdi her nefes taze, şimdi her yol ışık.
Durmuyorum artık hatıraların tozlu rafında,
Göçmek, tazelemektir bitkin düşen kanadı.
Varlığın o uçsuz buçaksız, o hür tarafında,
Hicret; ruhun kendine dönen asıl adıdır.
Sinan Bayram
Sinan BayramKayıt Tarihi : 19.04.2026 16:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!