Şirk Evliliği ve Doğal Sonucu Olan: Boşa ...

Rıdvan Kaya 2
50

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Şirk Evliliği ve Doğal Sonucu Olan: Boşanma!

İslâm ülkelerinde, kadının toplum içindeki konumunu hadisler ve hadis hükümlerini farklı içtihatlara dönüştüren mezhepler belirliyor. Kadın, hadislerde; aklı ve dini yarım, Âdem’in cennetten kovulmasına neden olan, şehvetinin kölesi, okutulmaması ve eğitim verilmemesi gereken, erkeği yoldan çıkarmak amacıyla güzelliğini kullanan bir şeytan olarak tasvir ediliyor. Bu tasvir, İslâm ülkelerinin kadına bakışını belirleyen, toplumun bilinçaltına nakşedilmiş bir tasvir. Bu yüzden kadın, 1350 yıldır erkek egemen toplumun kölesi olarak yaşıyor. Sosyal hayatın içine giremiyor, eğitim alamıyor, dışarı çıkamıyor ve hatta uydurulan hükümlerle regl olduğunda günlerce namaz kılması, Kur’an okuması engelleniyor. Kâbusa dönüştürülmüş bir hayat.
Gelenekçi erkekler, hayatın her alanının dışına itilen kadınla, cinsel ihtiyaçları zina yapmadan karşılayabilecekleri bir hizmetçi rolü vererek evleniyorlar. Evi temizler ve çocuklara da bakar… Kadın, 1350 yıldır kendisine verilen bu rolü kabul etmek zorundaydı, çünkü çalışması ve ekonomik özgürlüğünü eline alması yasaktı. Boşansa, boşanmak istese, hayatı, devletin güvencesi altında değildi. Ayrıca, Kur’an’da olmayan bir hükümle boşanma hakkından da yoksun bırakıldı. Kadın, erkek egemen toplumun kendine verdiği cinsel ihtiyaçların karşılanabileceği hizmetçi rolünü zoraki kabul etti; zira başka çaresi yoktu.
Kovulmuş Şeytandan Rabbime Sığınırım
Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla
“Onda 'sükûn bulup durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.” (Rûm Suresi 21. Ayet)
İslâm ülkelerindeki kadınlar, hayatta kalabilmek için erkeğe sarılıyor, sevdiğinden veya saygı duyduğundan değil. Cinsel açıdan kullanıldıklarının da farkındalar. Çaresiz ve çaresiz olduğundan evlenmek zorunda. Başka seçeneği yok. Erkekle bir çıkar ilişkisine giriyor. Cinselliğini sunuyor, üreme sorumluluğu da var. Erkek de aldıklarına karşılık kadının geçimini sağlıyor.
Bu evliliğin temelinde: Şirk var. Eşler, Allah rızasını gözeterek evlenmiyor. Evliliğin temeli, İslâm’a hizmet ve dava kardeşliği için atılmıyor. Çünkü bu tür bir evliliği yapacak Kur’an bilinci hiç kimsede yok. Gelenekçi bir erkekten, eşine saygı göstermesini bekleyemezsiniz; şirk dininin, müşrik âlimlerince aşağılanan bir varlığa! Yazının başında özetlemeye çalıştığım hadislerdeki kadın tasviriyle büyümüş bir erkek var karşınızda. Sevgi ve şefkatin olmadığı bir çıkar ilişkisi. Yani şirk evliliği.
Batı Medeniyetinde de durum pek farklı değil. Kadın, Batıda ekonomik özgürlüğünü eline aldı ve erkeğe ihtiyacı kalmadı. Erkeğe ihtiyacı kalmayan kadın ne yapar? Boşanır. Batılı ülkelerde, boşanma istatistiklerinin patlama yapmasının gerçek nedeni bu: Kadın, Batı Medeniyetinde de aşağılanıyordu, hayatta kalmasının yolları seküler düzenle açıldı ve erkeğini terk etti. İslâm ülkelerinde, özellikle Türkiye gibi gelenekçilikten biraz sıyrılabilen ülkelerde de bu yaşanıyor: Boşanma vakalarının artışı.
Neden?
Kadın, toplumun eşit bireyi olarak görülmek istiyor. Kur’an’ın, hiçbir cinsiyet ayrımı yapmadığını, hurafelerle/ hadislerle Kur’an gerçeklerinin farklı olduğunun farkına varıyor. Zorla, istemediği ve kendisini aşağılayan bir insanla evlenmek/evli kalmak istemiyor.
Hem doğu hem de Batı Medeniyeti Kur’an’daki İslâm’a dönmediği sürece çıkar evliliğine ve boşanma sorununa çözüm bulunamaz.
Toplumsal çözülme ailede başlar. Toplumsal erozyon devam ediyor. Allah’ı seven, birbirini de Allah rızası için seven, cinsiyet ayrımcılığı yapmadan eşit haklara sahip bireyler olarak gören bir İslâm anlayışının, yani Kur’an’daki İslâm’ın topluma tebliğ edilmesi gerekiyor. Hadis ve mezhep hurafeleri çiftleri bir arada tutamaz. Çünkü gelenek baskısı ve ekonomik kısıtlamalar ortadan kalktığında kadın, gelenekçi bir erkekle birlikte olmak istemez. Yakasını Hıristiyan müşriklerden kurtaran ve ekonomik özgürlüğünü eline alan Batı kadını, şirk sistemini sorgulamak ve ders çıkarmak için iyi bir örnek. Türkiye’nin Batısındaki şehirlerde boşanma istatistiklerini -özgürlüğünü kazanan Batılı kadın bağlamında- geç olmadan iyi okumak lazım. Yoksa aile kurumu diye bir kurum kalmaz.
“Müşrik kadınları, iman edinceye kadar nikâhlamayın; iman eden bir cariye, -hoşunuza gitse de müşrik bir kadından daha hayırlıdır. Müşrik erkekleri de iman edinceye kadar nikâhlamayın; iman eden bir köle, -hoşunuza gitse de müşrik bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar, ateşe çağırırlar, Allah ise kendi izniyle cennete ve mağfirete çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki öğüt alıp-düşünürler.” (Bakara 221)

Rıdvan Kaya 2
Kayıt Tarihi : 9.7.2023 15:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!