çok eski bir ağustos öğleninden gelmelisin
ılımış bir gölet böceğinde kalmış yalnızlığıma
ölüm düşüncelerini bıraktıracak denli sevecen
buruk tatlardan kopmalı yüreğim
üzeri örtülmeli amaçsız tüm bekleyişlerin
öyle ki sırf bana gelmeli sırf bir de gülüşün
kopmalıyım yorgun yatağından iklimlerin
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta