Yaklaş sırdaşım, söz etme bana o buz tutmuş zindandan,
Ruhlarda bir seda, sokaklarda gölge izleri,
Bırak çağırsın seni kavgaya, tutkudan gayrı neyin kaldı,
Yaklaş, gönlünü harlatsın o kor gibi nefesi.
*
Kara kışlarda, gülleri açtırır şu bağır,
Her sızıya, merhem çalmaya mukadirdir şu bağır,
Hüzünlerin de, mızrak yarası olduğunu tanır şu bağır,
Nice boranlı çağın, lisanıdır şu bağır.
*
Kaynaktan, yataktan taşan ırmak gibiyim,
Nice vadiden süzüldüm, nice tepede arındım,
Kimi vakit yarda, bir rüzgarın iniltisi oldum,
Kimi vakit toprakta filiz verdim, kimi vakit gökten indim.
*
Şu sevda işitmez feryadını, bilmez halini,
Her göğüs kaldıramaz böyle, hür bir yangını,
Sana güç geldiyse eğer, Ferhat misali yanmak,
Aşkını sinesinde demle, koynunda sakla.
*
Bak dışarısı ayaz, üşütme o narin hevesi,
Sakın ola söndürme, içindeki o cılız kandili,
Fırtınalar sert eser, savurur o kıymetli küllerini,
Sen o kuytu limanında, muhafaza et umudunu.
*
Varsın kimse duymasın, kendi alevin sana yeter,
Nümayiş gerekmez, bazen susmak da bir hüner,
Eğer takatin yetmezse, koca dağları delmeye,
Muhabbetini ruhunda közle, nefesinde gizle.
Kayıt Tarihi : 17.1.2026 23:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!