Bahtiyârım benim bu sırça sarâyım efendim,
Ne hana değişem, ne hânzâdeye değişem efendim.
Nice cümle sığar fakîr-hâneme her dem,
Mürekkebim atlas, al yazma ile süzem efendim.
Ne yerlere değişem, ne göklere yüz tutam,
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Devamını Oku
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin




İç dünyanın inceliği, hayal sarayı, zihinsel mekân;
fakîrhâne, dış dünyanın mütevazı hali, ruhun yoksul ama üretken yurdu.
bir ben var (iç sarayda),
diğer yandan “fakîr” bir ben var (dış mekânda).
İkisi birleşince tevazu + derinlik dengesi kurup. “Sırça saray”’la bilinçli bir tezat oluşturdum. Elimden geldiğince…
Saygı ve selamlarımla teşekkür ederim.
Herkesin sarayı kendine,
Kimi sırça köşk
Kimi "fakirhane"
Olsa bile!
Tebrikler Ata Kızı..
İç dünyanın inceliği, hayal sarayı, zihinsel mekân;
fakîrhâne, dış dünyanın mütevazı hali, ruhun yoksul ama üretken yurdu.
bir ben var (iç sarayda),
diğer yandan “fakîr” bir ben var (dış mekânda).
İkisi birleşince tevazu + derinlik dengesi kurup. “Sırça saray”’la bilinçli bir tezat oluşturdum. Elimden geldiğince…
Saygı ve selamlarımla teşekkür ederim.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta