Sır Şiiri - Mesut Tütüncüler

Mesut Tütüncüler
460

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Sır

Önümde devasa, tahta bir kapı...
Dokunsam, gıcırtıyla aralandı.

Önümde göğe uzanan kavaklar,
sağımda sıra sıra asırlık çınarlar...

Yürüdüğüm yollar kırmızılı, yeşilli;
bahar çiçekleriyle bezeli, kokar mis gibi.

Ben her şeye hazırlıklı, dünyadan ırak...
Yüreğim bir güvercin; kanatlanıp uçacak!

İlerliyorum... Karşımda eski bir hane,
üç basamaklı merdiveni işlenmiş tane tane.
Her adımda bir kor düşer içime, yanarım hare hare...

Kapı kendiliğinden açılır; ben oldum divane!
Karanlığın ortasında ışıl ışıl gözler...
Sağlı sollu dizilmiş, heybetli aslanlar

Korkudan donar kalırım, atamaz olur ayaklar;
tam geri dönecekken yankılanır sesler:

— "Ey beşerî âlemden gelen! Ne istersin bizden? Gel hele bir soluklan, sor seni bizden!" O sesle aslanlar eğilip kediye dönüyor;

nutkum tutuluyor, geçiyorum arasından...
Varıyorum dergâha, lâkin ben bana hükmedemiyorum;
yine bir kapı, yine bir sır... Aralayamıyorum.
Ben böyle bocalarken, açılıverir o sır kapısı!
Çözülür dizlerimin bağı, yığılır bedenim...

Gözümü açtığımda gördüğüm; sade, boş ve fakir bir oda...
Bir rahle, bir Kur’an, bir de çul serili tahtada.
Meğer ne yersizmiş korkularım!
Anında huzura döndü;
içimdeki o masum çocuk tüm saflığıyla güldü.
Bir pencere dışa doğru açık, koşuyorum...

Gördüğüm..............

Mesut Tütüncüler
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 14:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!