Gözlerinden süzülüp en ücra köşelere sindim sessizce.Öyle yorgun,öyle hüzünlü duvarlar vardı ki kayboldum saatlerce... seni anlattılar,izledim tüm kötücül senaryoları ve güldüm her tebessümünde..
Gözlerinden süzüldüm,evet,gözlerinden.. Sözlerine düşmeyince adım, yanaklarını ıslatsın istedim tüm gücümle. Hissettiğin ben olayım, söyleyemesende.
Özüne sineyim. Sen olup dağ tepe gezeyim. Limanlar yakayım kırıldığın rıhtımlara inat. Dost düşman görsün, yanınca insan nasıl yakar dünyayı, nasıl tutuşur bir devrin insanı.
Kalbine gömüleyim. Yaşanamayan her seye inatsa bu hırs,ben orda öleyim.sessiz dualara gerek yok,sesli bitişleri seveyim.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta