Ne tacım var ne tahtım
Kadere bağlı bahtım
İnsani mahlasıyla
Sözlerimi bıraktım
Benim kırmızı çizgim, insanlık üzerine,
Dili dini ve rengi, her ne olursa olsun,
Hiç bir şeyi koyamam, insanlığın yerine,
Her zaman kapım açık, yapıcı önlerine,
İnsani mahlasımdır, duymayan varsa duysun.
Kar mı yağdı zam mı yağdı
Geçim derdi sanki sağdı
Hani türküde diyor ya
Bu Mahmudo niye doğdu
Taşıdı rüzgarlar kokunu bana
Koklayarak içtim ben kana kana
Gel dersen gelirim gelirim sana
Seni gördükçe ruhum, kanatlanır uçmaya,
Her an hazırım sana, yüreğimi açmaya,
Varlığın hayatımın, yaşama kaynağıdır,
Ne olursun devam et bana ışık saçmaya.
Sen ruhumun ilacı, yok sayma bu muhtacı,
Gündüzüm de gecem de seninle olacağım,
Senden ayrı kalırsam, gül gibi solacağım,
Senden hiç ayrılmadım, seni sensiz yaşadım,
Dünyada olmasa da, mahşerde bulacağım.
Günahkarım diyorum
Tövbeler ediyorum
Günahın bedelini
Mahşerde ödüyorum
Hadi dön de sen bana sor, kaydını gör yüreğimde,
Hala ismin yazılıdır, dövdürdüğüm bileğimde,
Bir gün olsun soğumadı, içimde yanan ateşin,
Mahşere sakladım artık, vuslatımı dileğimde.
Ne müthiş bir mekan mahşer
Mahşeri düşünenler kim
Tartılıyor hayr ile şer
Orda bir tek Allah hakim
Ya tufan ya kıyamet, yakından daha yakın,
Hemcinsiyle evlenmek, haddi aşmak değil mi,
Ey kardeşim kendini, çocuklarını sakın,
Bu günler tövbe için, biz kullara mehil mi.
Haddi aşan aşana, sorunlar çeşit çeşit,




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.