İki bin yirmi birin Temmuzu gitti gelmez
Hesap gününü bilen haline ağlar gülmez
Bu iş tefekkür işi, hesap günü çok zordur,
Tefekkür eden kişi sonucu nasıl bilmez
Adım adım ölüme sona doğrudur yolum
Çevremde hiç kimse yok boşaldı sağım solum
Ben günahkâr ben aciz ben sıradan bir kulum
Peygamberler istisna herkes hesap verecek
Cenneti cehennemi gittiğinde görecek
Işid'ın adımları duyuldu usul usul,
Işid Suriye'deydi, duyuldu gitti musul,
Musul bir Irak şehri, deyin ki bizlere ne,
Bunlar eski baasçı, bunlarda yoktur gusul.
Sen bu diyarlardan, gittin gideli,
Gayrı dayanacak, gücüm kalmadı,
Yokluğunla deli, ettin edeli,
Anladım ki çilem, daha dolmadı,
Ne selam ne haber, alamıyorum,
Eylem ve söyleminizi, kalibre ettiniz mi,
Hakikatin şaibesiz, yolundan gittiniz mi,
İftira çok büyük günah, yalan da aynı mevzu,
Peygamberin ahlakıyla, nefsi eğittiniz mi.
Gelmesin başınıza,
Ne bela ne musibet,
Girmesin aşınıza,
Kardeş etidir gıybet.
Varlıkları var edene
Ruh giydirmiş bu bedene
Yarattığı her nedene
Şükürler olsun diyorum
Var olana yok diyemem,
Haram denmişse yiyeyem,
Irkçılık elbisesini,
Öldürseniz de giyemem.
Alimim diyen diyene,
Haramı yiyen yiyene,
Takva elbisesi diye,
Eneyi giyen giyene.
Hayırlı olsun akşamlar,
Rızaya uygun yaşamlar,
Takva elbisesiyle,
Olsun giyim kuşamlar.




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.