Efem gelir başında sarı yazması,
Duramamış karşısında yunan bozması,
Çelemez aklını elin yosması,
Sen yürü be ince efem namında yürür.
İnce Efem yürür bakmaz ardına,
Sevgimin üstüne nazın düşmesin
Alıştırma gönlünü bana küsmesin,
Delice sevmek varken birbirimizi,
Aramızda ayrılık yeli esmesin.
Bitanem kaçırma aşkın tadını,
Baktıkça kaleme, sözler dökülür,
Yazdıkça gönlümdeki, sevgin sökülür,
Cefa da bir yere kadar çekilir,
Düşündükçe üzüldüğüm dert oldun bana.
Sanki benim göbek sana bağlıydı,
Seni sevilecek güzel sanmışım,
Ben seni kendime özel saymışım,
Sevipte uğruna boşa yanmışım,
Yanılmışım, yanılmışım, yanılmışım ben.
Ağlaya ağlaya bitti gözyaşım,
İbnelerin adı değişmiş, artık gey olmuş,
Deyyus diye bildiğimiz, şimdi bey olmuş,
Tanımadım vatanımı, böyle ne olmuş,
Vatan için akıtılan, kanlara yazık.
Sanat nedir bilmeyenler, olmuş sanatçı,
Benimi dövcen be nedir bu surat,
Yüzü gülmeyenden olmaz ki avrat,
O taş yüreğinden beni çıkar at,
Çünkü sen evlenecek yar olamazsın.
Sana verilen sevgi ziyandır,
Yeter verdiğimiz şehitler,
Hesabı görmenin zamanı geldi,
Bitsin artık bu ağıtlar,
Defteri dürmenin zamanı geldi.
Dinsin akıtılan masum kanları,
Kızıyorsam birşeylere, yazıyorsam deli deli,
Demek ki şu memlekette, kızdıranlar vardır beni,
Tutamayıpta kendimi, basıyorsam küfürleri,
Ben değil küfürleri, ettirenler utansın.
Gücüme gidiyor hep gariplerin ağlaması,
Güzelim buralar disko değil ki,
Kafa sallayıpta şampanya patlatalım,
Bir silahım vardı bana sevgili,
Dağlarda mum değil mermi yakarım.
Barda kokoin değil, dağlarda tütün çektik,
Heveslenme hain düşmem pusuya,
Kahpece planın düşecek suya,
Sizin topunuzu bulayıp kana,
Alıpta leşini yürür giderim.
İtlerin lafıyla dağlara çıktın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!