Elimde güllerle seni beklerken,
Vereceğim güller elimde kaldı,
Sana umut bağlayıp benimsin derken,
Ne yazık seni bir başkası aldı.
Ne acı bir tablo, keşke görseydin,
Ne diye somurtursun kralın atı gibi,
Bakışların acıtır, ısırgan otu gibi,
Saldırgan tavırlısın, huysuz bir kedi gibi,
Sen astıkça suratı gidişat kötü gibi.
Güzeli güzel yapan tatlı gülüştür,
Ey yiğidim çek kılıcı çıksın kınından,
Hainlerin vur başını kopsun boynundan,
Yeter artık bıktık bu bizans oyunundan,
Gün artık sabırların taştığı gündür.
Dost düşman karışmış ayırt edilmez,
Yaraladı beni attığın keskin bakış,
Adını kalbime işledim nakış nakış,
Gel be güzel yanıma gel bitsin bu yakarış,
Baktıkça böğrümü yardın be güzel.
Büyümü yaptın yoksa benmi tutuldum,
Ben askere gelince, sanma şafak sayacağım,
Sizin gibi kahbelerin şerefine kayacağım,
Her verilen şehide, ben bire on alacağım,
Bekleyin ulan ibneler, bende asker olacağım.
Çıkacağım kandilliye, ininizde vuracağım,
Nereye kayboldun sen birden bire,
Beni düşürdüğün şu hallere bak,
Sevdiğim nerdesin, dön sen geriye,
Göğsüme baş koyup, şu kalbime bak.
Arıyorum seni ortada yoksun,
Üzümü yiyipte, bağı sormalı,
Zenginin malına, çene yormalı,
Aksine nerden gelmiş tabiki bilinmeli,
Her bir söz atalara mal olmamalı.
Zehirli yılanlar dokunmasada, bin yıl yaşamaz,
Son sözümü söyledim,
Başkada birşey demem,
İçim rahattır benim,
Unutsanda gam yemem.
Yaptım bana düşeni,
Biz seninle aşkı yaşayamadık,
Ağırdı vebali taşıyamadık,
Biz mutlu olmayı başaramadık,
Ayrılık mektubunu yazdım hoşçakal.
Bahçene gül ektim, hep diken bitti,
Parlayan bir güneştir, sanma ki söner,
Çok sempatiktir amirim, şakayı sever,
Hak böyle müdürü, kimlere nasip eyler,
Hoşçakal yakışıklı, müdürüm Yusuf TANER.
Çeyrek asır devirdi, yaşayan destan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!