Nasılsa o gün tüm simitleri satan Ahmet,
Huzurlu ama gene buruk, evine döndü.
Dönerken bakkal Mehmet’e uğradı,
Yukarıya bir yerlere astığı televizyonda Ehraim Gatlıses vardı:
“Haberlere de girdi en sonunda bu adam” dedi:
Ojar Ehram, meclisteydi, yeminde değil ama.
Bu herif kitaba bile el bassa
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




çok teşekkür ederim kadirşinas dostlar. insan yazdıkça seviniyor ve paylaştıkça..
güzel yanda kalma diyetlerimizin hep devam etmesi dileğimle...
Bir masumiyet halkası simitçi Ahmet'in simitleri . Sayılamayacak çarpıklıklara teğet geçerek geliyor aynı sehpaya diziliyor, düşlerde de olsa . Kutluyorum sevgili Akın Akça .
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta