Şiirin Aksakalı Şiiri - Yorumlar

Mehmet Gözükara
108

ŞİİR


16

TAKİPÇİ

“Şiirin aksakalı”
Güzel bir yaz gününü, tüm güzelliğinin hakkını vererek ancak böyle bir güzellikte yaşayabilirdim.
Uzun zamandır yolunun bu taraflara düşmesini gözlediğim bir üstadın gelmekte olduğu haberiyle başladı günümün güzelliği. Üstadlığı sadece kaleminden kaynaklanmayan; duruşu, düşünceleri ve Türklüğü temsil keyfiyeti açısından da tüm Türk coğrafyasınca kabul görmüş bir kişiyle; yalnız benim değil, hem-hal olacağı herkesin gününün güzelleşeceği bir güzel insanla bir gün geçirmek bendeniz için gerçekten gurur verici ve bir o kadar da keyifliydi.
Piknik yerine oğlum Hakan’la vardığımızda öğle olmak üzereydi.
Beklenen misafirin henüz teşrif etmemesi yüzünden aklıma takılan acabalı soruları cevaplamakta ve merakımı yenmekte zorlanıyordum. Ancak, kaygımı belli edip bir telaşa kapı aralamak da istemiyordum.
Piknik alanı, tabiatın oldukça cömert davrandığı, teknolojininse fazla uğramadığı yerlerdendi. Cep telefonlarının çekmediği alana bizden önce intikal eden –pikniğin ev sahipliğini de yapan– Haşim Kalender’le üç oğlu –Mehmet, Hacı ve Ömer– tatlı bir telaş içerisinde, misafirler için ön hazırlık yapıyor; bir kısmı semaveri yakarken bir kısmı da mangalı tutuşturuyordu. Bizim gibi misafir olan ve piknik havasına bizden önce giren Bünyamin Bozkurt ile oğlu Tunahan, Haşimlere yardım ediyorlardı.
Nihayet, beklenen misafir, Hurman çayının üzerindeki derme çatma köprüde göründü. Kendisini, Hurman üzerindeki haymadan inerek karşıladık; dudaklarındaki tatlı tebessümün yanı sıra, yılların vermiş olduğu sorumluluğun getirdiği yorgunluk, yüzünden satır satır okunmaktaydı. İlerleyen yaşına rağmen, gülen gözleri, muhatabını adeta içine çekiyordu. “Hoş gördük…” diye giriştiği sözün dalga dalga yayıldığı alandaki her nesne, ahenkle, gelen misafire kendi lisanınca “Hoş geldin! ”, “Ne iyi ettin geldiğine! ..”, “Neden bunca zamandır gözlerimizi yollarda koydun? ! ” diyordu.

Tamamını Oku

Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta