Seversin de kuru lafla mutlaka,
Samimiysen cana sığdır babayı.
“Benim de canım var” diyorsan başka,
Götür kabristana sığdır babayı.
O gönlüyle derya, aklıyla deha,
Hafife alırken düşün bir daha.
Yılda üç beş dakikaya değil ha,
Yaşanan her ana sığdır babayı.
Hatırlama; ocak, şubat, mart, nisan
Deme ne haldedir, neyler bu insan,
Yaşardı gözlerim ne büyük ihsan (!)
Bir tek hazirana sığdır babayı.
Bebekken bağrını açsın o sana,
Yer yurt ara şimdi sen bu insana.
Sığmaz iken koskoca bir cihana,
Ufacık kapana sığdır babayı.
Yaşıyorsan şu hayatı keyf ile,
Biraz da babadır buna vesile.
Kırk yıl hatırı var kahvenin bile,
Bari o fincana sığdır babayı.
Köprün oldu azgın akan sellerde,
Sığınaktı deli esen yellerde.
Nasıl büyüdüysen emin ellerde,
Öyle bir limana sığdır babayı.
Kavuş diye mutluluğa, neşeye,
O baba maydanoz oldu her şeye,
Almasan da gönlünde başköşeye,
Hiç olmazsa yana sığdır babayı.
Baba evlat için muhkem bir kale,
Sığınanlar kavuşur istiklale.
Gönül şehrin uğradıysa işgale,
Yazıya yabana sığdır babayı.
Sağ iken dikkate alma lafını.
Kör şeytana uyup ayır safını.
Kaybedince; çoğalt fotoğrafını,
Cama, camekâna sığdır babayı.
“Şairin, yazarın harcıdır” deme,
Açar dillerini birkaç deneme.
Hiç olmazsa Osman sarıl kaleme,
Şiire, destana sığdır babayı.
19.06.2022 Zonguldak
Kayıt Tarihi : 21.06.2026 14:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!