Sığınağım Şiiri - Huban Asena Özkan

Huban Asena Özkan
395

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Sığınağım

Şehir her sabah biraz daha soğuk uyanıyor.
İnsanlar birbirini duymaz, görmez olmuş.
Ama ben hâlâ bir ses duyuyorum,
Bir çift göz arıyorum kalabalığın ortasında.
O ses senin sesin, gözler senin gözlerin.
Dünyanın yükü omuzlarıma çökse, bütün kapılar yüzüme kapansa,
Sığınacağım tek liman sensin.

Ne zaman biri vursa beni görünmez bir yerden,
Ne zaman bir söz saplansa göğsüme, sana koşuyorum.
Anlatıyorum, döküyorum, ağlıyorum.
Sen anlıyorsun.
Senin ellerin, bütün yaraları saracak tek ilaç.
Bu yüzden, biri beni üzerse, sana söylüyorum.
Hep sana.

Ya bir sabah senin gözlerinde rüzgâr soğursa?
Ya en taze yarama senin bir lafın değerse?
Ya o güvendiğim sessizlik, içimi dağıtan bir fırtınaya dönüşürse?
O anda ne yaparım?
Hangi kapıyı çalarım, hangi yüze sarılırım?
Bütün anahtarlar sende, bütün teselliler sende.
Sen üzersen, derdimi kime anlatırım?
Kim tutar ellerimi, kim fısıldar ‘üzme kendini’?
Cevap yok.
Sadece sorularım düşüyor boşluğa, birer birer.
Ve ben, sessizliğin ortasında kalıyorum öylece.

Sen benim her şeyimsin.
Sadece sevdiğim değil, sığındığım tek duvar,
Nefes aldığım tek oda, döndüğüm tek ev.
Bir insan kendi evinde yanar mı?
Kendi sığınağında boğulur mu?
Bilmiyorum.
Ama şunu biliyorum:
Biri beni üzse, ağlarım, geçer,
Toprağa düşen yağmur gibi kaybolur gider.
Ama sen üzersen…
O zaman yağmur bile kanatır, toprak bile sormaz halimi.

O yüzden üzme beni, olur mu?
Çünkü biri beni üzerse, sana anlatırım.
Ama sen üzersen, kime anlatırım?

Huban Asena Özkan
Kayıt Tarihi : 12.04.2026 23:13:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!