Uday yedi sekiz yaşlarındaydı
Hintli bir ailenin beşinci çocuğu
Babası fil yetiştirir o da eğitirdi.
Boyuna bakan: ' O bunu nasıl yapacak? ' derdi.
O susardı.
Eline bir kitap alır,
Büyük fili Devgan'a okurdu.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



