Siber İstanbul
Karaköy rıhtımında paslı gemiler uçuyor.
Galata Kulesi artık dev bir hologram, reklam kusuyor.
Cebimde son bir jeton, damarımda sentetik keder.
Bu şehir artık ne senin, ne benim, ne de bizden.
Herkesin gözü lens, herkesin kalbi pil.
Dokun bana… hisset.
Tabii hâlâ “hissetmek” diye bir şey kaldıysa bu çöplükte.
Neon ışıklar altında kayıp ruhlar dans eder.
Beni silme hafızandan, yedeğim yok, biterim der.
Siber İstanbul… Yalan İstanbul…
Piksel piksel eriyor ellerimde o son gül.
Eskiden martılar vardı, şimdi dronlar çığlık atıyor.
Simitçinin yerinde androidler şarj satıyor.
Seni aradım dün gece, veri tabanında yoktun.
Silinmişsin…
Tıpkı eski şarkılar gibi, tıpkı insanlık gibi.
Bir virüs girdi kanıma, adı “özlem”.
Antivirüs yok, çaresi yok, güncelleme bekleniyor.
Bağlantı kesiliyor.
Gerçek hangisi?
Sen mi, ben mi,
yoksa bu kodlar mı?
Neon ışıklar altında kayıp ruhlar dans eder.
Beni silme hafızandan, yedeğim yok, biterim der.
Siber İstanbul… Yalan İstanbul…
Fişini çek dünyanın, belki o zaman uyanırız.
Ekran karardı.
Oyun bitti.
Kayıt Tarihi : 2.1.2026 23:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!