Bana geleceği veren,
Öğretmeni seviyorum.
Her türlü bilgi içeren,
Öğrenmeyi seviyorum.
Defter, kalem ve silgiyi,
Dolaşırken Hocamız Akşehir çarşısında,
İri-yarı bir adam belirmiş karşısında.
Hocaya dik dik bakmış, hır çıkarmak niyeti,
Adem’den, son Rasul’e uzanan derin konu,
Hikmetlerle bezeli Muharrem Ayı onu,
Zinciri tamamlarken Kerbela şehitleri,
Dualar eşliğinde, gelsin zulümün sonu.
*** (13 Kasım 2013)
Tevekkülün eksikse, bu dünya keder sana.
Yaratılan her varlık acaba, ne der sana?
Tefekkür et de bir bak, kâinat zerresine,
Bir çöp parçası dahi, nasihat eder sana.
Sevenlerin dilinde, konular şiirleşir,
Elbette ki bu dilden anlayan şairleşir.
Zevkler, renkler birleşip isteği doğururlar,
Aşk teknesi içinde, sevgiyi yoğururlar.
Çarşıya gitmek için Hoca çıkarken yola,
Çevresine göz atıp, bakınmış sağa-sola.
Derken birkaç afacan çevirmiş etrafını,
Denemek istemişler Hoca’nın insafını.
Bu gece düşüme süzüldün yine,
Karmaşık duygular yaşattın bana.
Bir tütün misali çektin içine,
Ciğerlerinde dost olmuşum sana.
Çorbama sahansın, suyumda tasım,
İki nokta arasında, bir çizgi çizilmiş zahir,
Işığı azalan yolun eksilen gündüzündeyim.
Çile dolu bu yolculuk nihayet bulacak ahir,
Anladığım kadarıyla hayatımın düzündeyim.
Bocalayıp duruyorum dünya ahret arasında.
Bunun lamı cimi yok,
Taklitçiyiz, taklitçi.
Savcısı, hâkimi yok,
Taklitçiyiz, taklitçi.
Yüksek lisans yapsak ta,
Birkaç kendini bilmezi,
İyice bir haşlamalı.
Elle, dille yapamazsak,
Bu sayfada taşlamalı.
İşte geldi sene sonu,




-
Sezayi Tuğla
Tüm YorumlarSevgili abiciğim, bu şiirini okuyunca gençlik yıllarımı hatırladım. Bu şiir sayesinde mahalledeki esnaflardan ve pazarcılardan iyi yardım almıştık... :) Ne güzel günlerdii o günler...