doğumun nasıl olması gerektiğini yazan pankartı okuduğumda, şunları düşündüm:
önce, size ne dedim, nasıl istersem, öyle doğururum bebeğimi!.evde doğururum,hastanede doğururum, tarlada,bağda-bahçede doğururum!..bu hayat pahalılığında uçağa binme, tatile gitme lüksüm yok ama, farzedin lüksüm gerçekleşti!. havada doğururum,denizde doğururum, size neee!..
dedim!.
daha sonra; inanmayacaksınız ama , bilim adamlarına kızdım!.neden mi; doğum yapan annelerin çektiği acıya bir çare bulmaya çalışmadıkları için!.gerçi “sancısız doğum” diye bir şey var ama, en azından bizim kuşak hiç tanışmadı onunla!.biz,yani 68 kuşağı hep sancılar çekerek doğurduk bebişlerimizi!.mesela ben üç bebeğimi de evde doğurdum; yanımda sadece diplomalı ebe!.
Haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
Deli cafer ismail tayfur ve şaşı
Devamını Oku
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
Deli cafer ismail tayfur ve şaşı




Benden yana
"Doğum falan" yok, Örtmenim...
Yeterince "dokuz" doğurdum zati,
Üç oğul hastanede doğunca,
Ben de giriş kapısın önünde,
Bahçede!
Az değil, "27 kez!"
Bence..:))
Bizler kuklaları seyreder hüküm veririz .Halbuki kuklacı olmadan kukla oynamaz.O bankartı taşıyanlar değil taşıttıranlara sormak lazım " hanginizin hanımı tarlada ,evde doğum yaptı. Hanginiz kadınınzın cektiği doğum sancılarını yüreğinizde hissetiniz.Eşlerimiz köyde diploması z / son zamanlarda diplomalı/ ebeler elinde içerde doğum sancısı çekerken hanginiz dişarıda dokuz doğurdunuz. Yazılacak çok şey var ama (affınıza sığınarak) küfür benim ağzıma yakışmıyor ama bazılarının üzerine tam oturuyor..
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta