İşte o benim, kapı üstü dilsiz, kinsiz sarmaşığın
Benim hiç çiçek açmadığım, senin hiç koklamadığın
Rengimi bilmezsin, açmadım ki, ben hiç gökyüzünü kapatmadım
Sende kaldırıp başını, gözlerimdeki telveli gökyüzüne hiç bakmadın...
7.8.2017
Tamam, aldın razımı, haydi sil gitsin beni
Önce son bir defa daha ağla beni gözlerinden
Şartımdır, lâkin tıpkı hani o ilk mutlu gözyaşın gibi...
2.11.2017
Günaydın
Şaşırdın, şaşırttım
Haberim var elbet günün bu saatinden
Bilmem, öyle birden, aniden
Sadece günaydın demek geçti içimden
Belki önceki gece doğup dün sabah öldüğümden...
Artık vakti geldi onunda
Koyuyor insana, üzülüyorum
Son mutluluk kırıntımı da satıyorum
Saati gece yarısı ile sabah ayazı arası
Çıkardım yüreğimin hinsiz, cinsiz ininden
Bir kaç yerinde yer yüzün, gök gözün kalmış
Bir masal okuyorum şimdi gökyüzünde
Satırbaşı Ay'da başlıyor, tam en orta yerinde
Bir göz attım, hiç çaktırmadan, hatta kendime bile
Son cümlenin son noktası da senin yıldızının dileğinde...
27.1.2017
Nokta koyulmayacak satırlarım var hayatımda
Ve alt sıraya alınmayacak senli satır başlarım...
S.Güler-11.11.2016
Bu kalp kalem olup, mürekkebi dolduğundan gayri damla damla aşkın
Sayfalara gece çöktü, gecelerimde ay soldu, yıldızlar olup sen ışıldadın
Sabah güneşine ısındı sayfalar, kahvaltı hayal, çayıma sen dem saldın
Gökyüzümü boyadım sayfalara, ak güvercinim sen, göğe kanat çırptın
Sayfalar bahçem oldu, her bir şiirimde, farklı farklı çiçek olup sen açtın.
Kıydım sol yanıma, bir ah yetmedi bin ah çektim, sattım gitti seni be aşk
Gözlerime uykusuzluk aldım karşılığında, bağrıma taş, birde saçıma sakalıma ak
Artık sen kul köle ol sana, çayını sen zehir iç, ciğersizsin ama sigaramı da üst üste sen yak...
S.Güler-14.8.2015
Fidan dikmek, orman dilemek kolay
İlk can suyu ile ağaç olması anca bir kaç adım
Ama bana bahşetseydi eğer yücelerin yücesi Tanrım
Ben düşen yaprakları savrulduğumuz dallara geri takardım
Ve her birine ezanla ikinci hayata ömrümden bir isim fısıldardım
Birinin adı illâ Osman abi olurdu, en renklisinin Egemen meselâ
Bilmiyorlar, benim gökyüzüm içerde be usta
Pencerem hep içeri açıldı, hepte içeri açılıyor aslında
Yalnızlığım bir insan ordusu, hem de devler gibi koskoca
İki sandalye var kalp penceremde, biri bana biri günlerce beklediğim O'na
Benim gökyüzümü bilmiyorlar, hep içerde be usta
Duvarların çatlakları dışında hep, içim bir çocuğun pürüzsüz ten dokunuşunda...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!