Daha kaç dünya kurup kaç güneş söndüreyim sana
Kaç tane daha ay döndüreyim semazen gibi etrafında
Daha kaç yıldızı taş olmaya kaydırayım gecenin karasında
Söyle ey tanrıdan sonra taptığım tanrının yarattığı kutsalım
Daha kaç günaha gireyim sevdandan gerçek tanrı huzurunda...
Tanrı kadar kudretlisin belki
Nankör sen daha ne istiyorsun
Senin kadar acımasız mı Tanrı peki?
Onun da kışları, soğukları hatta ayazı var diyorsun
Ama onun baharları da var, yazı var, güneşi var bak ısınıyorsun
Ya sen?
Her sonbahar yaprağı bir vakit gelir illâki düşer dalından
Sen onun ilk filiz yeşilini hatırla, yani mevsime sararmadan
Beni de işte tam da öyle konuk et hatıralarına, hatta tut hapset
Gözlerimde hep hediye ettiğin yıldızların olsun, ama hiç taş olmadan...
S.Güler-22.2.2019
Bak bana, kaçırma, kapatma o gözlerini
Bakışların bedenime giydiğim şiir dilimdir
Yoksa gözlerin bil susarım, taş gibi, put gibi
Ne gündüzü konuşur şu ömrümün ne geceleri...
5.7.2017
Ya öde kiranı, böyle hazanlarca aksatma
Ya da çek git, al geçmişini, şimdini
Taşın benden, göğüs kafesimde oturma...
25.12.2017
Bir maceraydı şiirler
Ve ben öksüz bir maceraperest
Geçmişim, gitmişim has gerçeğimdi
Babamsa harf harf ah, hakikatli öz hasret
Bir maceraydı şiirler
Umutlu, biraz deli şiirler yazacağım bundan sonra
Hatta ki babamı bile hep gülerek gülüşüyle anacağım
Belki de zor gelecek mazime, ömrüme, kalbime, canıma
Kim bilir, belki aşka tay tay duracağım, düşüp kalkacağım
Çocukluğum elde asam, adamlığa sil baştan adım atacağım...
Bilmem, belki bir gün susacağım
Sana değil ama sakın üstüne alınma
Mevsimlerden hoşçakal, yağış gözlerinden
Tamam dediğim gün, cebimde senli anılarım
Kalbimin son atışında tek kalbine küs kalacağım...
Bir vazgeçebilsem çiçek kokundan çekip gideceğim
Ne baharları bekleyeceğim ondan kelli ne yazlarla olacak işim
Vazgeçilmiyor işte, ben seni tek mevsim, kokunu tek mevsim çiçeği bilmişim...
7.8.2017
Eskiler der ki; en zoru ölürken ardına gözleri açık kalmaktır
Benim de bu dünyadan göçümün göz açıklığı üç pişmanlığımdır
Biri aşk denen bir gaddarın bir ömre eziyetlerine göz yummamdır
İkincisi üç vakte gebe bir fincanın kahve telvesini falsız bırakmaktır
Diğeride tek yaz mevsimimin sümbüllerini bir kış bakışıyla soldurmamdır...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!