Bugün on altı haziran pazartesi günü
Mevsim yaz amma sanki kışın yüz görümlüğü
Ömrümün her yüzünde tütünden sararmış bir duvak
Sakallarımın arasına altın hançerler serpilmiş, belirsiz ne idüğü
Gönlümü çok açtım, her dudak izi zehir, artık yüzümü insana açmam
Çok belli, nasibim bir cami avlusu düğünü ve alnımda beşi bir yerde Tanrı öpücüğü...
Yaşatırım ben seni, ama şartlı, kabul edersen
Nasıl kalp beşiğime gülüşünle doğduysan gelirken
O beşiği gözyaşınla sen gömeceksin mezara giderken...
S.Güler-21.1.2017
Güneş doğmasın isterse yarın, gülüm benim için fark etmez
Artık gündüz olmasa bile içimden bugünde mi demek geçmez
Ama sen gelmemezlik yapma, karanlığa alışır elbet herkes, ben de
Yokluğun başka, gece de doğsa gelmezsen o güneş beş para etmez...
S.Güler-20.6.2018
Artık hayat bana siyah gri beyaz yâr
Siyah göçtüğün kıştır ve gelecek tüm kışlar
Gri yaşamadığınız ve yaşayamayacağımız yazlar
Beyaz melek entarindir, dinimiz dilinde kefen diyorlar...
S.Güler-1.4.2024
Yokluğun karanlık
Sensizlik gece çökmüş gökyüzü, vay ki vay
Sayılamayacak kadar yıldızın yarısı hayalin yarısı hasretin say
Ve ben, ben o kadar hasretli hayalin arasında
Parmakla tek seferde gösterilebilecek beyazı buz ayazı bir başına Ay...
Ağlamayalım artık ustam, beyhude ağlamayalım
Bizde yorgunuz artık, göz pınarlarımızda
Aşk denen kuraklığa tek damla dahi harcamayalım...
S.Güler-29.7.2015
Usta, artık her nefeste bıçak yutuyorum
Ne bıçak eriyor ciğerde, ne ben ölüyorum...
S.Güler-22.5.2015
Belki dedim, hani bir ihtimal belki olur ha
Yazdım durdum, bir daha, bir daha, bir daha
Ama bir harflerin ağırlığı külçe kâr kaldı yanıma
Bir de yazan ellerimin muallimi kalbimdeki uyuşma
Dedim ya; belki dedim yazdım, yazdım bir umut uğruna
Oysa aşk diye bir şey yokmuş, varsa da ölmüş! Bihaberiz
Zekâ ile his işidir biraz
iki sopalık mutluluk ve haz
evet bir oyundur bilardo
yeşil bir vahada
üç topun temasıdır
biri kırmızı ve biri sarı ve beyaz.
Kuruttuk artık pınarları, dehlizler susuz ve hatta tek damlasız
Tepelerde depremler olmuyor, toprak artık durağan, duyarsız
Fırtınalar sakin esen yel oldu, artık nefeslerimiz sessiz sedasız
Dallarına can suyu yürümez, dibi çalılık, o ağaç artık bakımsız
Kelebeklerin de uçmuyor artık, kanat sesleri göçtü, vadin ıssız…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!