Bir kıvılcım saçtı ki aydınlandı ufuklar
Hasretiyle çırpınan gönlüme cemre düştü
Bağrım yandı tutuştu âherlendi şâfaklar
Cümbüşünde gecenin kahırlandı kovuklar
Sancılar! .. Kesin artık şu ağrılı zamanı
Manşetlere taşıyın, tarihleyin bu anı.
Yaralı bir hastanın doktoru geldi yazın
Elimizde acının kehribar tesbihi
ki kayıp durmakta parmaklarımızdan
Ey şair
yine bölük pörçük anlattın
yine eksik bıraktın bir şeyleri
gün devrilmekte ama sen
Devamını Oku
ki kayıp durmakta parmaklarımızdan
Ey şair
yine bölük pörçük anlattın
yine eksik bıraktın bir şeyleri
gün devrilmekte ama sen
Kutlarım..
yüreğine sağlık,,,kutlarımmmm
Sayın Ahmet Eroğlu,
Sizin özgün tarzınızda emek, duygu ve özenli tekniğinizle dokunmuş şiirinizi, üç kez zevkle okudum.
Şiir, fon ve okuyuş mükemmel.. Kutluyorum.
kutlarım usta kalemi,tam puan güzel esere,ilhamınız daim kaleminiz üretken olsun.
saygılar
Ne var ki benim olan? Bir kuru iskeletim
Kalbim bile sendedir, tınısı bende yetim
Çöl olmuş benliğimde çaresiz divaneyim
Ömrümü feda ettim gözlerindir hicretim
Tebrikler. Kaleminize sağlık
Çöl olmuş benliğimde çaresiz divaneyim
Ömrümü feda ettim gözlerindir hicretim
hasretin umuda döndğü mısralardı sanat bakımından da beğenerek okuduğum bir şiirdi..kutlarım kaleminizi..selam ve dualarımla
Tebrikler hüzün şairi.Artık hüzün ve acılara son verme zamanı geldi sanırım.Şiirinizde bunun parıltılarını görüyorum.
Selam ve dualarımla
Sevgili Eroğlu,
Birkaç övgü sözü bu şiiri açıklamağa yetmez.
Öncelikle Selenay’a teşekkür etmek istiyorum. Sizi önce âşık etti, sonra da büyük bir şair. Helâl olsun, övdüğünüz kadar varmış.
SEYR-İ ÂLEM GÖZLERİN (1) i sekizli bentlerle yazmıştınız. Bu ise onlu ve beşli bentlerle yazılmış. Bu tarz, sanki daha güzel. Şekil monotonluğundan kurtulmuş. Sözlere vurgu ortamı hazırlanmış.
Bentlerin kafiyelenişi de dikkatimi çekti. Koca şiirde sekme, sapma olmamış. Aruz şiiri kadar emek verilmiş diyebiliriz.
Seslendirme mükemmel. Aslında bu şiiri, arkaya yaslanıp gözü kapalı dinlemek lâzım.
Seyr-i Âlem Gözlerin’deyim gözlerim kapalı.
“İstanbul’u Dinliyorum……”
Şimdi gelelim kavgaya. Zaten yarışmalardan benim birkaç kavga alacağım var.
“Hasretiyle çırpınan gönlüme cemre düştü”
Şiirin hemen başında yer alan bu dizenizin “Yağmur” şiirinden mülhem yazıldığı ayan beyan görülüyor.
Yine ilk onlukta yer alan şu “aherlendi” kelimesini sözlüğe bakmadan kaç okuyucu anlayacak. Bu da merakımızı muciptir. Hâlbuki onun yerine aynı anlamda “başkalaştı” diyebilirdik. Hatta “alevlendi” de diyebilirdik. Şiir de mecrasında akar giderdi. O kelime, orada şiirin hızını kesmekten başka bir şeye yaramamış, haberin olsun.
Yazın/ yaz’ın cinaslı sözleri şiire güzellik vermiş. Cinaslı kelimelerle uyak yapılabileceğini de ihtar etmişsiniz.
İlk beşlikte; “düşerken/ pişerken/ deşerken” uyaklarındaki -erken redifleri şık durmamış, aynı şekilde son beşlikte; “yağarken/ doğarken/ sağarken” uyaklarında da –arken redifleri şık değil. Kaliteli bir şiire uygun değil. Bu tür redifler uzun destan şiirlerinde belki mazur görülebilir. Seyr-i Âlem Gözleri’de ise asla, kat’a.
Ha şu yapılabilirdi. Bu redifleri, redif olmaktan çıkarmak, ek olarak kullanmak üzere “düşerken/erken” “pişerken/derken” “yağarken/ varken” gibi. Yoksa (dolanaraktan/ bulanaraktan, geliveriyorken/ alıveriyorken, inince/ binince, görülecek/ vurulacak… vs. vs. ) şeklinde kelimelerle uyak yapılmaz. Bu bir inceliktir, önemli bir teferruattır.
Şamdanın fitiline kan tükürdü karanlık
Kızıl kana boyandı içimdeki sahanlık.
En güzel dizelerden ikisi bu dizeler. Kafiye müthiş. Gel gör ki burada da “kan” kelimesi iki defa kullanılmış. “Kızıl kana” yerine, başka bir ifade bulunabilirdi. En azından “kan” ı tekrar etmemek için “kızıllara” boyandı denilebilirdi.
“Aşkın nakışlarını gül sümakta sunduğum”
Bu dizede de sümak kelimesi eğreti duruyor. Sümak; halis, saf, temiz anlamında ise cümlenin tamamı yanlış. Yok, eğer “sunak” anlamında ise o zaman da bize ters. Bizde sunak olmaz. O, Hıristiyanların tanrılarına adaklar sundukları ibadet taşı. Bak bir kelime şiirin başına ne işler açtı. Anlaşılması bir dert, yorumlanması yine bir dert. “…gül sümakta sunduğum” yerine meselâ; “……..gül tepside sunduğum” deseydik olmaz mıydı?
Düğümle her zerremi al götür senin olsun
Şiirde; nesirden tefriki mümkün olsun diye uçuk, kaçık anlatımlara/ benzetmelere evet. Ama bu kadarına hayır. Zerre, düğümlenir mi Sayın Eroğlu? Zerre (şayet görebilirsen) ancak cımbızla tutulur. İyilik üzere olasın, bir düğüm attın bari bir de fiyonk yap.
Sevgili Eroğlu,
Şimdilik bu kadar.
SEYR-İ ÂLEM GÖZLERİN sahibine teşekkür ediyor, sevdalı kaleminizi kutluyorum.
AHMET BEY EMEĞİNE SAĞLIK GÜZEL BİR ŞİİR OKUDUM KALEMİN DAİM OLSUN.
Bu şiir ile ilgili 84 tane yorum bulunmakta