Sen iç kanamaları geçirince
Şiir evimizden mecburen gittim
Söz yaşlarımı tan yerine ektim
Aldanışıma günlerce iç çektim
Şiirimize ''dünyalık'' diyen sen!
Şiir
Gecenin körüne
Duyguların gözlerini açıp
Hüzünleri uyandırıp
Ağrıları şaha kaldırırmış
Anladım ki
Şiir, sesten bir elbise giymiş.
Seste yağmur yağıyor,
Şiirde güneş açıyor.
Her mısra çiçeklendi şimdi.
Gidip bir bahçede gezindik
Öyle güzel koktu ki gülleri.
Çığlığımı duyup yanıma koştu
Gözyaşımı silip, beni canıgönülden dinledi
Yaramı üfleyip merhemini sürdü
Annem olup
Dizelerinde salladı
Hep yanımda olup
Gözlerinin kapısına kilit vurmayı
Hangi densiz unuttu da?
Kırk akıllı peşine düşüp
Koyunları sayın icadı çıkarmış.
Tavandakileri otlattığım yetmedi
Başıma üşüşenlere ne demeli?
Şiir yazmak, ömrünün sınırından kaçmaktır.
Gece üçü çeyrek geçiyor
Ben pencerede şiir yazmaktayım...
Benim, her yağmurda sana koştu gözlerim...
Önce
Yarama bulaştı şiir
Sonra
Tırnağımdan
Saç tellerimin ucuna kadar yayıldı
Yayılmaya devam ediyor
Şiir, bedenin ruha göçüşüdür yaşamak için...
Ne vakit şiir tutsa
Dünya denen taşıttan iner
Kalemin içine binerim
Duygu köprüsünde
İki yakamı bir araya getirir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!