SESSİZLİĞİN OMUZUNDA
Ben, rüzgârın kızıyım.
Adımı ne dağ bilir, ne deniz söyler
Her ikisi de bir sır gibi taşır içlerinde.
Bir dağ başında doğdum,
bir kuşun kanadına sarılıp büyüdüm
uçmayı öğrenmeden önce düşmeyi öğrendim.
Rüzgâr okşadı saçlarımı,
bazen savurdu da
O vakit anladım
her sevilmek, kalmak değildi.
Bazen en güzel dokunuş,
bir vedanın ilk cümlesidir.
Bir gece, yıldızlar bana sustu
ay, yüzünü çevirdi.
Ben de o sessizliğe sarıldım
çünkü konuşmamak,
en derin haykırıştır.
Rüzgârın kızıyım
Kimsesizliğin dilini ana sütüyle içtim.
Bir sevgiyi sakladım kalbimin kuytusuna,
kimse bilmedi, kimse tutmadı.
Hâlâ severim,
bir göğün altına sığmayan hâlimle
Şimdi her esen rüzgârda
bir ses duyarım
belki çocukluğum, belki kaderim,
belki de beni unutanların son sözü.
Hâlâ yürürüm,
rüzgârın yönü nereye dönse, oraya.
Rüzgârın kızı
hiçbir yere ait olmasa da
Her yere dokunur.
Ve her sabah,
bir yaprak düşerken yere,
bir söz veririm kendime
Rüzgâr beni götürsün, eksiltmesin sadece.
Azra Nimet Öner
Nimet Öner
Kayıt Tarihi : 20.1.2026 02:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!